Aliya İzzetbegoviç Sözleri
Kendilerine delilik bulaşmış insanlar mutludurlar, ben de onlardan biri olduğuma inanıyorum.
Her fani gibi ben de öleceğim. Öldüğümde Osmanlı askerleriyle, Bosna şehitleriyle yan yana yatmak istiyorum.
Bütün yücelik ve şükran Allah’a aittir ve insanların gerçek kalitesini ancak Allah tespit edebilir.
Ben dindarlığımı annemin dindarlığına borçluyum.
İnsan şahsiyetini alçaltan, onu eşyayla bir tutan her şey gayri insanidir.
İslam güzel de, Müslüman bunun neresinde?
Hatalı bilgi bilmezlikten daha tehlikelidir.
Güç ve kanun sadece adaletin vasıtalarıdır.
Benim için yeryüzünde iyi, doğru ve güzel ne varsa onun adı İslam’dır.
Karanlığa alışmış olan köstebekler, ışığa müsamaha gösteremezler.
Malcolm X, İslam aleminde herhangi bir ırkçı duygunun bulunmayışını nükteli bir şekilde ‘renk körlüğü’ olarak tanımlar. Müslümanlar rengi değil, insanı görürler.
Öyle hareket et ki, davranışların herkes için geçerli olsun; ne sana göre değişsin ne de başkalarına göre.
İslamiyet’in ilerlemesini sakin ve teslimiyetçi kimseler değil, cesur ve isyankâr ruhlu kimseler gerçekleştirecektir.
İstediğiniz kadar dağlara haç koyun. Gökyüzüne her baktığınızda hilali göreceksiniz.
Acılar ve ıstıraplar içinde doğan dinler ve devrimler rahat ve konfora gömülünce biter.
Olduğunuz gibi kalın. Dininizi, milliyetinizi koruyun. Kimliğinizi kaybetmenin bedeli köleliktir.
Sevgi ve dayanışmanın, paylaşmanın olduğu yerde ölüm değil hayat vardır.
Müslümanlar, hayatta nasıl uygulanacak sorusundan kaçmak için Kur’an’ın nasıl okunması gerektiği hususunda geniş bir ilim ürettiler.
Putları reddet, idealleri koru!
Eğer bir kez daha ırmaklarımız üzerinde köprüler inşa edeceksek, köprüleri öncelikle halkımızın ruhlarına inşa etmeliyiz.
İslami inanç ile gayr-ı İslami yaşamak, üretmek, eğlenmek ve hüküm sürmek mümkün değildir.
Ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler.
Bu adil bir barış olmayabilir; fakat süren bir savaştan daha iyidir.
Her ne kadar tanyeri Mekke’de ortaya çıktıysa da, kendi göz alıcı parlaklığı içinde gün, Medine’de kendini gösterdi.
Nefrete nefretle cevap vermeyin. Bosna için nefret çıkmaz sokaktır. Nefret sadece bizim ruhlarımızı zedelemiyor, Bosna’nın özünü de zedeliyor.
Sanat için soyunana alkış tutanlar, Allah için giyinene neden zulmeder?
İslam en iyi ama biz, en iyiler değiliz.
Kur’an ve İslam sadece hocalara bırakılmayacak kadar önemlidir.
Hukuk, güçlünün değil, zayıfın silahıdır.
Biz koyun olduğumuz için onlar kurt oldular.
İyi insan olmadan iyi Müslüman olamayız.
İktidar insanları şımartır. Bu şaşmaz kural.
Çok yaşadım ve çok yoruldum. Şimdi sevgilime kavuşmak istiyorum.
Aşk ve nefret ile şiir yazabilirsiniz, tarih değil!
İnsanın şerefi, Allah’ın onu emir ve yasaklarına muhatap olmaya layık ve dolayısıyla mükellef kılmış olmasında yatar.
Din hurafeleri yok etmezse, hurafeler dini yok eder.
Savaş, ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir.
En kötü kombinasyon, boş bir ruh ile dolu bir midededir.
Bizi toprağa gömmeye çalıştılar fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.
Her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.
Hayat, inanan ve Salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur.
Tek tek insanları sevemeyenler, insanlık (hümanizm) kavramını icat etmişlerdir; hem kullanmak hem de rahatlamak için.
Allah’a yemin ederim ki, biz köle olmayacağız.
Özgürlük verilmez, alınır.
İnsan idealsiz yaşayamaz, en azından insan gibi yaşayamaz.
İnsan, tüm ilimlerin onun hakkında söylediklerinden daha fazladır.
Hayvan ancak aç olduğu veya bir tehditle karşı karşıya bulunduğu zaman; insan ise, tok ve güçlü olduğu zaman tehlikelidir.
Hukuk benim için sadece meslek değil inancım, yaşam tercihim ve hayat felsefem.
Tabuta konmuş olsa da, toprağa gömülmediği sürece Türkler tek güvencemizdir.
Sloganımız şu: Kendinden olanı sev, ötekine saygı göster.
Anlayış eksikliğinden saldırganlığa sadece bir adım vardır.
Kur’an edebiyat değil, hayattır; dolayısıyla O’na bir düşünce tarzı değil, bir yaşama tarzı olarak bakılmalıdır.
İnsanın ruhi tarafını tanımazsanız, insanların eşitliğinin dayandığı yegâne esası kaybedersiniz.
Gerçek inanan bir nesil, sadece şuursuz bir dini aidiyet içinde bulunan düzinelerce nesilden çok daha fazla şey yapabilir.
Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız. Kin ve intikam peşinde koşmayacağız.
Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için, gökyüzünün öğrencisi olmak lazım.
Ve her şey bitecek. Sen de öleceksin. Bu Dünya ölecek. Bu yüzden, başını hep dik tut!
İmanınıza, bayrağınıza ve devletinize sımsıkı sarılın.
Tarih sadece sürekli değişimin değil, aynı zamanda ve devamlı olarak imkânsız ve beklenmeyenlerin gerçekleşmesinin hikayesidir.
Evet ben de korkuyorum ama yürümemi gerektiren sebepler, korkmamı gerektiren sebeplerden daha fazla.
Kabile ve ulusun dar sınırlarından kurtulmak için kendinizi Müslüman olarak düşünmeye başlayın.
Biz de zalimlerden olursak, zulme karşı savaşmamızın bir anlamı kalmaz. Kitaba uyacağız.
Adaletin kendisi insanların kalplerinde mevcuttur, aksi durumda adalet yoktur.
İdare etmek değil, idare edilmek için eğitilen kuşaklar İslam’ın ilerlemesini sağlayamazlar.
Düşmanına benzediğin zaman, savaşmanın anlamı kalmaz.
Bütün canlılar acı çeker fakat insan ıstıraba fikir giydirir.