Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Ataol Behramoğlu Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Ataol Behramoğlu Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.
Dünyaya bir daha gelirsen nasıl bir hayat isterdin sorusuna kim ne derdi bilmiyorum ama ben aynı ananın evladı olmak isterdim.
Öğrendik ki, İki şey asla terk etmezmiş insanı: Biri yanındaki ana, diğeri kalbindeki yara.
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.
Ve cellat uyandı yatağında bir gece tanrım dedi bu ne zor bilmece öldükçe çoğalıyor adamlar ben tükenmekteyim öldürdükçe.
Gök sanki eriyecek mavilikten çimenler uykulu ve sıcak bir kadın geçiyor çıplak ayaklarını yüreğime basarak.
Yanıma gelip, dua diye bir şiirinizi okuduk, çok güzelmiş diyorlar. Ama o şiiri ben yazmadım ki. İnternete biri yazmış, altına da adımı koymuş.
İsim nedir ki bulutlara yazılır geçer. Yüzüm nedir ki akarsuya çizilir geçer. Ömür nedir ki kurulur bozulur geçer. Sevda nedir ki, dokunursun süzülür geçer. Şiir nedir ki, sezilir geçer. İnsan nedir ki, bir şeylere sevinir, üzülür geçer.
Burjuvalar kocaman duvarlarla çevirmişler avlularını. Ama bir kiraz ağacı gördüm geçen gün, Dışarı uzatmıştı en çiçekli dalını.
Yaşamak görevdir yangın yerinde. Yaşamak insan kalarak.
Nesir uçar, şiir kalır.
Şiir canlı bir organizmadır.
İnsanın mucizesinin farkında olmayan, buna inanmayan kişi sanatçı olamaz. Şiir yazar belki ama şair olamaz.
Şair şiire karşı sorumludur.
Ölümdür yaşanan tek başına, aşk iki kişiliktir.
Evet haklısınız, erkekler bir odundur, çünkü hepsinin beklemekten ağaç olduğu bir sevgilisi olmuştur!
Bence Türkiye’de gençler doğru eğitilmiyor. Gençlerin yetenekleri baskılanıyor, önleri kesiliyor. Bu yüzden gerçek niteliklerini ortaya çıkaramıyorlar.
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de var olduğumu düşünmeyi, ürpererek. Karanlık bir oda da küçük bir çocuk gibi yağmurdan ve yalnızlıktan ürpererek.
Yaratıcılık bir cevherdir. Bu cevheri ortaya çıkarmak için eğitim gerekir. Örneğin Rusya’da Gorki Enstitüsü vardı şimdi hâlâ var mı bilmiyorum, bakarsanız birçok büyük Rus edebiyatçı bu enstitüde eğitim almıştır. Türkiye’de de Köy Enstitülerinin böyle bir özelliği vardı. Köy Enstitüleri olmasa Fakir Baykurt gibi yazarlar çıkmazdı.
Sigaranın şiirle alakası yok. Lisedeyken herkes gibi ben de sigara içerdim. Sonra baktım sigara içerken kafam iyice dumanlanıyor e bu sefer de şiir yürümüyor sigarayı bıraktım. Ama arada bir tüttürüyorum yine.
Öğrendim ki… Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Anne gezindiğin bağ baba yaslandığın dağdır! Ömrümün en güzel çağı, annen ve babanla olandır.