Çilekeş Sözler

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Çilekeş Sözler bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Çilekeş Sözler, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Sustuğun hiçbir cümleden konuştuğun kadar pişman olmazsın.
Tamam sevdik acı çektik ağladık bitti. Nokta koymayı bileceksin.
Beni çok çabuk unutmuş olabilirsin olsun. Bilirsin severim balıkları.
Ağlaya ağlaya geldiğin bu dünyada güle oynaya yaşayacağımı kim söyledi?
Söylesene bıraktığın düşü şimdi kim büyütecek?
Şurama batan diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
Tutacak bir el bulamazsak bizde elimizi cebimize sokar yürürüz. Sıkıntı yok.
Çilesi çekilmeyen şeyin aşkı olmaz. Aşk olmayınca, çile olmaz. Necip Fazıl Kısakürek
Bir dosta ve sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde
Birini ne kadar çok seversen sev hayat onu senden o kadar uzaklaştırır.
Sanki tüm hayatım boyunca yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim.
Elbet yaptığım her işin sebebi var kısmen doğru cismen yanlış pozisyondasın ismen hafızamda fakat listemde en son sıradasın.
Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.
Sen batan güneş, ben yollarda çilekeş.
Sen ağaç baltaya ne demiş bilir misin kardeş? Ben senin beni kestiğine değil, sapının benden olduğuna üzülüyorum!
Bazı insanlar söyleyeceği çok şey varken susar. Çünkü anlayanı yoktur. Bilir!
Boş ver! Yaşa girsin. Çok düşünerek ya keyfini ya da keçileri kaçırırsın.
Suya yazıyorum artık yüreğimdekileri. Ne taşıyor ne de haddini aşıyor.
Gecenin zifirisinde tozpembe hayallere dalmak aşkın en yalın hali olsa gerek.
Sanki bir şeyleri unutamayacak kadar eskimiş içim!
Mesafe korkunç bir şeydir. Özlüyor mu unutuyor mu bilemezsin.
Bilemezsin kim dost kim düşman. Bazen tuttuğun eldir seni arkadan vuran.
Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar: Neredesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, aşığıyım beni çağıran bu sesin.
Denize kıyısı var sanki yüreğimin hep serin hep rutubetli.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Oysa ben; ”Ondan sana hayır gelmez” diyenlere inat sevmişim seni.
Belki yağmura gerek kalmazdı insanlar bu kadar kirli olmasaydı.
Sen sen ol önce insan ol geri kalan her şey peşinden gelir zaten.
Var bir canımın acısı içime atıp içimden atamadığım.
Düşme; düşünce sahili olmayan bir deniz olur dünya. Sığınacak bir liman bulamazsın.
Sen evimde güzel bir eş, ben yollarda çilekeş.
Uyumak iyiydi çünkü bir nevi ölüm gibiydi uyku. Dünyayla irtibatı kesmekti, unutmaktı, rüyalara sığınmaktı.
Yarı yolda bırakmışım. Nankör olma yarı yola kadar getiren benim.
Beni yıpratan hayatın kahpeliği değil, insanların sahteliği.
Anlatamıyorum ki ben derdimi, gözlerine bakıp konuşamıyorum ki.
Dönüp dolaşıp zurnanın zırt dediği yere geliyorum. Neyse bir zırt alayım sol kulağa.
Kabullenmek kendi mezarına toprak atmak gibidir bazen.
Hiç kimseye acınızı göstermeyin. Çünkü; ateşinize odun atacak kişi var.
Uğrunda ölmedim! Uğrunda ölünecek sandığım biri için yaşadım hep.
Senin yüzün güzel olsa ne olur ki kalp kömür karası olduktan sonra.
Biliyorum imkânsızdı ama ben mucizelere çok inanmıştım. Yazık.
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış.
Gözlerim bir kuyu, dilim kördüğüm, bir görünmez alem olsa gördüğüm.
Sakın vazgeçme! Eğer sen vazgeçersen, hak etmeyen biri kazanacak.