En Çok Beğenilen Aşk Sözleri
Aşk çoraba benzer çifttir ve birbirine uymalıdır.
Bir çift göze aşık ve diğer bütün gözlere körüm.
Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.
Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım elinde su tasıyla iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.
Ve aşk. Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamamaktı.
Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana.
Tut elimden aşkım cesaretin var mı bakalım ölüm benim diğer adım.
Aşk sevgilim seni düşlerken saç diplerimin bile terlemesi.
Unuturum diye uyudum, yine seninle uyandım. Belli ki uyurken de sevdim seni.
Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir bunun için sevgiliye “yar” denilir.
Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de alışık değilim harama ondan olacak herhalde.
Sana en muhtaç olduğum şu anda gel. Yaşamak olsan da gel ölüm olsan da gel.
Kır kalemin ucunu. Bundan sonraki yolculuğumuz aşk yolculuğudur. Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.
Bir lades tutuşsak, nesine desen, sesine derim. Bilirsin yüzün aklımdadır hep, ben sesini özlerim.
Nedir senin gerçeğin. Aşk kime yakışır, vuslat kime? Canı seni çekene mi, senin için canından geçene mi?
Yağmur başladı. Gelse de ıslansak dediği biri olmalı insanın.
“Yan yana” ayrı yazılır biz hep “sımsıkı” olalım.
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır.
Aşk’a yalan deme. Eğer öyle ise Yusuf ile Züleyha’nın Kur’an da işi ne.
Gerçek aşk şans oyunları gibi hayali bile mutlu ediyor insanı. Fakat tutturabilene aşk olsun.
Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.
Mutlu olmak kimin umurunda sen yanımda ol yeter.
Her yüreğin harcı değildir dokunmadan sevmek.
Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.
Aklımda işin yok! Durup durup aklıma gelme… Yanıma gel mevzu kalbimde!
O kadar yakınsın ki seni ben sandım, sana o kadar yakınım ki beni sen sandım. Sen mi benim ben mi sensin şaşırdım kaldım… Mevlâna
Okyanusta ölmez de insan gider bir kaşık “sevda” da boğulur…
Sus be yüreğim ben de biliyorum özlediğimi sus da bilmesin özlendiğini.
İster yar ol ister yara. Lütfun da başım üstüne kahrın da…
Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan.
Aşktın sen gidişinden bildim seni…
Aşk bir bakıma sobaya dokunmak gibidir. Bir defa yanarsın izi kalır. Sonra bir daha dokunmazsın sadece yanına yaklaşırsın.
Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim. Mevlâna
Sen gidersen sesin gider, kokun gider, yüzün gider. Ay dolanır pusularda, tenim titrer ve gecem biter.
Ben ölseydim o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı ben ölürdüm.
Tek kişilik miydi ki bu şehir sen gidince bomboş kaldı.
Aşk diye bir şey yaşıyorum. Ne tek taraflı demeye dilim var. Ne de karşılıklı olduğuna ispatım.
Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı.
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Aşkın ne demek olduğunu bilen tek insansın seni bu yüzden seviyorum.
Bir gülüşüne bu hayatımı feda ederim.