İlber Ortaylı Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız İlber Ortaylı Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu İlber Ortaylı Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Okuma özrü, gevezelik özründen geliyor. Türk toplumu konuşmayı seviyor, her şeyi konuşarak hallediyor.
Cahil olabilirsiniz, yarı cahil olmaya hakkınız yok.
Türkler olmadan bir dünya tarihi yazmak mümkün değildir.
Sabah kahvaltıyı birlikte yapamayacaksanız, iyi geceler diyemeyecekseniz, masal anlatamayacak ya da dua okumayacaksanız, akşam yarım saat konuşmayacaksanız çocuk doğurmayın diyorum.
Osmanlıca bilmeyen Tarihçiler İngilizce bilmekle övünüyor. Bre cahiller! Osmanlıca bilmeden Tarih olur mu?
İhtilâlle demokrasi öğrenmek marifet değildir.
Türkiye’de ne eksik bugün? Kültür hayatı. Kurmamışız. Atatürk sırtımızda gömlek yokken arkeolog, hititolog yetiştirdi.
Tarih çok acımasızdır. Sizler ondan yeni bir Abdülhamit beklerken, bir de bakmışsınız yeni bir Mustafa Kemal göndermiş.
Kanuni’yi sevmek için Atatürk’e düşman olmaya gerek yok.
İnsanlara zorunlu dün dersi verilmeli. Yaşadıklarımızdan başka türlü ders çıkaracağımız yok çünkü.
Okumadan yapılan siyaset tehlikelidir, belediyeciliğe benzemez. Teferruatın bilinmesi gerekir.
Gençler hem gezmeyi, hem de okumayı ihmal etmeyin. Bilmek için ikisi de lazım. Merak ettiğiniz, her şey hakkında kitap okuyun. Sadece ders kitaplarıyla gerçekleri öğrenemezsiniz.
Herkese yüksek tahsile kadar eğitim verirsen olmaz. Dolayısıyla bu uyduruk üniversite, uyduruk lise eğitimiyle yarı cahil bir nesil yetiştiriliyor.
Karadenizli müteahhitler, Mısır uzmanı oldu.
Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de hayatın tadını çıkaramıyordur.
Din denince neden akıllarına hep kadın ve içki geliyor. Bu ülkenin sorunu yolsuzluk, terör, tecavüz ve adaletsizlik değil mi?
100 liralık benzinin 70 lirası vergi. Düşünüyorum da biraz daha zorlasak dünyanın vergiyle çalışan ilk otomobilini biz üretebiliriz.
Türk Milleti olarak Osmanlı da biziz, Cumhuriyet de. Osman Gazi de atamız Fatih de atamız, Atatürk de.
Tarih kâğıtla ve sözle olmaz, coğrafyayı bilmek gerekir.
Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir.
Amerikalılar tarihi iyi yapıyorlar ama tarih yazan bir geçmişleri yok. Türkler de tarih yazdı ama film çeviremiyor. Hollywood endüstrimiz yok çünkü.
Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, zekâ ve yetenek dışında her şey kabul görüyor.
Her şeye bulaşmayın. Bunu gazeteler çok yapıyor. Kendine göre yeni Türkiye kuruyorlar. Bok kurarsınız. Güldürmesinler adamı.
Vergi toplayamayan devlet, devlet vasfına sâhip değildir.
Okulu bitirir bitirmez evlenip mobilyacı gezeceğinize, dünyayı gezin.
Birileri çıkmış yakın tarih öğretilmiyor diyor. Yakın tarih değil kardeşim, çocuklara önce tarih öğretilmeli.
Ben sana cahil olma demiyorum. Hobi olarak yine ol ama git başka ülkede ol. Bizim ortalama zaten yerlerde.
Herkes kendi talihinin mimarıdır. Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer.
Hastanelerde dahiliye polikliniği var da, neden cahiliye polikliniği yok. Memleketin yarısı bu hastalıktan mustarip.
Bugün müzede düğün yapılmasına izin veren görevli, yarın müzede çamaşır yıkar.
Öyle bir hava vardır; esaret gören kimseler, başkalarını ezmeyi sever.
Her nefis ölümü tadacaktır, ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazılmalı. Tabutlara ve mezarlıklara değil.
Türkiye’de yaşayıp ‘ben Türk değil, Kürt’üm’ diyebilir, ne var bunda. Şimdi o Kürt oldu diye ben mi Türklük’ten çıkacağım?
Kendisi İngilizce bilmediği gibi, Türkçe de bilmiyor. Yaşadığı bir toplumun kültüründen haberi olmayan bir yazar, Nobel de alsa doğru eserler ortaya koymaz.
Türkiyeli bidon bir kavramdır. Çeviremezsiniz, bundan bir üst kimlik de yaratamazsınız. Sağa sola bakarak bu tür kavramlar kullanamazsınız.
Benim cahillerle işim yok, bazı cahillerin çok büyük derinlikleri olabiliyor. Ama yarı cahillere deliriyorum.
Şehadet şerbeti lafını duyduğum zaman nevrim dönüyor. Ulan bu şerbeti neden bakan, vekil, bürokrat çocukları içmiyor?
Türk kadını hiçbir şeyi kendi hakkı ile almadı. Ne bir kadın hareketi var, ne de bir eylem. Atatürk verdi. Kıymetini bilmiyor.
Tarihçinin ihtisası olmaz.