Kırıldığını Anlatan Sözler
Güvensiz kalplerimizi karakteri bozuk insanlara borçluyuz.
Sessizliğin duyulur bomboş odamda, dokunsalar ağlarım.
Artık yazdıklarımda arama kendini! Çünkü ben, suskunluğuma gömdüm seni.
Kalbini kırıyor diye üzülme, belki de hak etmediği yerden çıkmak istiyordur.
Kırdıysa sessiz kal. Sessizliğinden kırıldığını anlamıyorsa, onsuz kal.
Yazıyorum, çünkü içimde susturamadığım bir ses var içimde.
Kim ne derse desin içimdeki kırgınlıklar bir tatlı söz ile bir gülüşle geçmez. Hayat kırmış beni, sende kır çok görmem.
Bunu sana yazdığımı bilmezsin, bir yabancı şarkı gibi dinlersin.
Oysa ne çok şey var sana diyemediğim, suskunluğumda.
Buruk kalbim düzülmez bu sözlerinle asla, sana ben inandım sevdim ama sen harcadın beni, sevgi yolunda dönme bana bir daha.
İki kelime yetiyor seven kalbi kırmaya, sonra roman yazsan ne fayda!
Değmiyor bazen, uğruna yorulduklarımız. Nazım Hikmet
Önemsedikçe, yitirdiğim insanlar var.
Tek başına hayatı öğrenen bir insanı kimse yokluğuyla korkutamaz.
Belki de dilinden bu şarkı düşmez, dilin söylese de gönlün hissetmez.
Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. Sen o suya yazı yazdın, şimdi güneşin doğmasını bekle!
Kırgınlık değil içimdeki sevgilim. Sadece sözlerin dokundu yüreğime inceden. Dal kırıldığı yerden, insan da kırıldığı kalpten koparmış.
Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sandın?
Kızgınlık geçer de kırgınlık ne olacak?
İçten kırılmak ince bir sestir. Onu yalnız Allah duyar.
Öfke, rüzgâr gibidir. Bir süre sonra diner ama birçok dal kırılmıştır bile. Mevlâna
Artık kopardığın papatyalara sorarsın, hani sevecekti, diye!
Dokunma bana öyle çok kırıldım ki her kelimem bir yerini kesebilir.
Kırgınım. Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden… Belki hayata, belki kendime, belki de kıymet bilmeyen herkese.
Küsmek ayrı, kırılmak ayrı. Ben seni sildim!
Ey can! Kimseyi kırma, sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz! Mevlâna
Dal istediği kadar güçlü olsun, rüzgâr istediği an kırabilecek güçtedir. Sen istediğin kadar güçsüz ol, kalbimi kıracak kadar güçlü sözlerin.
Susmak, sadece içindeki haykırışların duyulmasından korkmaktır.
O da o kadar doğru bir seçim değilmiş demek ki. Boş ver be dostum.
Keşke kendini bırakıp gitse insan; ama olmuyor! Can Yücel
Ümitleri kırılan insanlar, kanatları kırılan kuşlara benzer.
Ben sadece sevmeyi biliyorum, unutmayı öğrenemedim.
Öfke, kızgınlık gelip geçiyor da kırgınlık hiçbir yere sığmıyor.
En çok sana kırılıyorum diyemediğimizden, bir tek sana kızamıyorum dediğimiz anlar vardır.
Artık hiçbir şeye eskisi kadar üzülmüyorum. Herkes kendine yakışanı yapıyor, diyorum, konu kapanıyor.
Hani derler ya; insan sevdiğine hiç kırılır mı? Aslında insan en çok sevdiğine kırılır!
Hıçkıra hıçkıra ağlattın ya beni ölsem de unutmam seni.
Çok güçlüsün, her şeyi içine atıyorsun, dedi. Elimi sol yanıma götürerek, burada neler oluyor biliyor musun, dedim.
Sana da kırgınım papatya. Bir seviyorumu sığdıramadın onca yaprağına. Can Yücel
Öyle sevdim ki seni, beni gören herkes yerinde olmak istedi. Ama kimse benim yerimde olmak istemedi.
İnsan odun değil ki; kırıldığı zaman ses çıkarsın. Mevlâna
Ah ne acıdır! O toz konduramadıkların için toz kadar değerin olmadığını anladığın an!
Kırıldığını belli etmeyen insanları üzmeyin. Çünkü onlar sizi kaybetmemek için susar, aptal oldukları için değil.
Ey benim hasta gönlüm haddinden çok üzüldün dün yoksa bugün gelmez yarın ağlama değmez.
Gittim! Şimdi bir mevsim değil, bir hayat girdi aramıza, ne sen dönebilirsin artık geriye, nede ben kapıyı açabilirim sana.
Kırık kalplerin hikayesi kısa olur. Ne oldu? Derler. Hiç, dersin biter.
Her şeyin kadar değil değeri kadar seveceksin. Çünkü beklentin ne kadar çok olursa o kadar kırılırsın.
Bazı insanlar kırmaktan korkarlar; çünkü kırılmak ne demek iyi bilirler. Dostoyevski
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım. Can Yücel
Kırıldığım zaman akıttığım gözyaşlarım, ruhumun yaz yağmurudur.
Bazen kırılsam da susuyorum. Kırmaktan korktuğum için. Mevla kalbi kırık eylesin de; kalp kıran eylemesin.