Lafı Gediğine Koyan Sözler

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Lafı Gediğine Koyan Sözler bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Lafı Gediğine Koyan Sözler, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Gidene asfalt bile dökeriz maksat rahat yol alsın.
Bir sevda istiyorum asla beni terk etmeyen, bir gün sırtımdan vurarak bırakıp beni gitmeyen.
Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir.
Çok vefalı dostlarım var benim. Allah şahit, iyi günümde kendimi hiç yalnız hissettirmediler.
Bazı insanlar kitap gibidir; yok satar, bazı insanlar da öyle kitapsızdır ki; sizi yok yere satar.
Eğer bana koysaydı gidişin, sence bu kadar güzel olur muydu gülüşlerim?
Beni sevmeyen varmış! Bak kalbim kırıldı, ritmi bile değişti. Tın tın tın…
Bu sıralar herkes havalarda. Hayırdır uçak biletleri mi bedava?
İnsanlar da fotoğraf gibi; ne kadar büyütürsen, o kadar düşüyor kalitesi!
Benim için artık; eskicinin bile almayacağı bir ‘eşya’ gibisin. Artık gidebilirsin.
Umutlara kanma, umutlar bir gün imkânsızlaşır, hayatı tozpembe yaşıyorum sanma, her renk bir gün siyahlaşır.
Ne yarım kaldım senden sonra ne de yaralı, beni ne sen yıkabilirsin ne de en kralı…
Oturur sana şerefi anlatırdım ama kaybettiği bir şeyi dinlemek ağır gelir insana!
Affettiğimden değil, boş verdiğimden üzerinde durmuyorum çoğu şeyin. Ve mutlu olduğum için değil, güçlü olduğum için gülüyorum.
Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasınlar.
Büyük ikramiyenin sana çıkmamasına çok şaşırdım. Bütün numaralar sendeydi.
Bir defa aldatan kişiyi affedersen, seni yine kullanır. Çünkü ihanet bir ruh hali değil; karakterin dökülüş biçimidir.
Küfür benim ağzıma yakışmıyor olabilir ama beni kızdıranların üzerinde çok şık duruyor!
Kimseye kendinizi anlatmak için uğraşmayın. Herkes sizi kendi işine geldiği gibi görür.
Sen hayata at gözlükleriyle bakmaya devam edersen, birilerinin çüşşş demesi zoruna gitmesin.
Bu saatten sonra ben tren gibi geçerim, sen öküz gibi bakarsın.
Ruhunuzu satmayın. Kiralayın daha ekonomik.
Cesaretin yoksa adam gibi sevmeye, ben de mecbur değilim çocuk büyütmeye.
Gel bu gece kaybettiklerimize içelim; ben sana, sen şerefine!
Kuruşu kuruşuna hesapladım seni İnan 5 para bile etmedin.
Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zekâ, kırk yaşında akıl önemlidir.
Hani derler ya; bir konuşursam derinden, aklın oynar yerinden.
Sigaranın da tiryakisiyim ama bitince yere atıyorum. Bilmem anlatabildim mi?
Şarap gibi kadın olsan kaç yazar, yanındaki adam turşu olduktan sonra.
Çocuk değilim artık, büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de. Yeter artık. Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece.
Bana ayrı dünyaların insanıyız dediğinde anlamıştım canının cehenneme ait olduğunu.
Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. Sen, benden daha kötülerine layıksın.
Fazla kasma kendini, kramp girecek bir yerlerine.
Zamanında çok şerefsiz gördüm ama tacı sana veriyorum!
Kaç promil eder şerefin? Söyle ona göre kaldırayım kadehimi!
Konuşursam derinden, kimse kalkamaz yerinden…
Adam yerine koyduğum insanları neden koyduğum yerde bulamıyorum.
Hak edene, masadan öyle bir kalkıp gideceksin ki; kendisini garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissedecek.
Bilirsin ben belâ okuyamam, Allah selânı versin!
Benim koyduğum noktadan sonra kuracağın cümleyi ancak kendin okursun!
Hayatımdan gidenler ya hoşuma giderler ya da boşuna.
Yüz dilde seni seviyorum desen ne fayda. Bir dilde adam gibi söyleyemedikten sonra…
Ben huzur aradım sen kusur. Şimdi bensiz kudur!
Gidenin arkasından bir kova su dökmek lazım daha hızlı gitsin diye.
Besmelesiz sevdin galiba beni; yüzün bir yana kaymış, şerefin ayrı bir yana.
Bugünlerde söylediklerimi birileri üzerlerine alıyormuş. Alsın havalar soğudu üşümesin.
Boşuna umutlanma. Kalbim artık hayvan barınağı değil.
Bağlanmaktan korkuyorum dedi. Tasmasını çıkardım gitti!
Kendini beğenmiş insanları severim. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeyi beğenmek ayrıcalıktır.
Sana değer verip aşkı bulacağıma x’e değer veririm y’yi bulurum daha iyi.
Kişiliğin yerine otursun, söz ayağa kalkacağım.
Beni tanımadan hakkımda ileri geri konuşanlara artık hiç kızmıyorum. Bilirsiniz köpekler tanımadıklarına havlarlar.
Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım! Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.
Kendini özel hissettirdiysem özür dilerim, yaparım böyle hatalar!
Bana iyi gelenler hep benden gidenler oldu.
Biz alıştık artık gidene yol vermeye, arkasından ‘yapıştır’ deyip kahkahalarla gülmeye.
Oyun oynamaya gerek yok hayat. Ne sen çocuksun ne benim dünyam lunapark.
Artistlik yapmaya gerek yok. Seni öyle bir görmezlikten gelirim ki; sen bile varlığından şüphe edersin.
Önüne gelenle aşk yaşayan doyumsuz yaratıklar! Bırakın bu Nasrettin Hoca’nın ‘ya tutarsa’ stratejisini. Sütü bozuk olanın, mayası tutmaz!