Özdemir Asaf Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Özdemir Asaf Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Özdemir Asaf Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi?
Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.
Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? Dedi. İşte bu bana bir ömür yetti.
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri, girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek içinse ayıltmak.
Yanına kadar koştuktan sonra bir adım daha atamayacaksan eğer, oraya kadar sakın koşma. Sana değil bekleyene yazık olur.
İki seçeneğin var ya kal ya gitme!
Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.
Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.
Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?
Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!
Kendine gel! Seni orada bekliyorum.
Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.
Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.
Seni büyük buldum anladım seni güzel buldum korudum seni küçük buldum uyardım seni yakın buldum uyudum biri yanlış idi unuttum.
Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum.
Sana bir şiirler olmuş sevgilim. Yüzün gözün söz içinde. Hangi imla kitabına baksam ben den ayrı yazılıyorsun.
İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.
Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor…
Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir. Çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ sözü, önceden alnına yazılmıştır…
Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.
İnsansız adalet olmaz. Adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu? Ama olmaz olsun.
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.
Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu! Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu.
Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.
Oysa ne çok ağladım ben tek damla yaş dökmeden.
Tutkuların evinde savaş kırıkları var kül olmuş bir bütünün yonga yanıkları var. Eski özlemlilerin yeni bahçelerinde anı kuyularının suskun çığlıkları var.
Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi. Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o ama bozmadım.
Kendini bir şeye bölmesini bil bilmezsen bir şeyi bilmesini bil onu da bilmezsen anlatıyorum olan oluvermez ölmesini bil.
Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.
Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için.
Ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü. Farklıydık işte.
Sus be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi; susta bilmesin özlendiğini.
Gelmen bir iyiliktir diyecektim. Kapıyı hep başkaları açtı.
Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git ya konuş gel ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.
Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…
Sakladığın kendini böldün iki yarıma; iki kez yaralandın bir yarım yara için.
Unutsun beni demişsin bu bana imkânsız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.
Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.
Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan!
Mutluluğun gözü kördür yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür öbürü uykusunda bile bağırır.
Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin…
Biri yükseğe çıkmaya görsün. Herkes de bir analık duygusu belirir. Çok çıkma, düşersin dercesine bakarlar. Bunu acınma sanarak inmiş çok kimseler vardır.
Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek.
İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri, yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?
Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir.
Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim!
Ne zaman nereye gitmedimse hiç kimseyi de incitmesem de konular birikti kendiliğinden ben ne kadar biriktirmesem de.
Kadınları sevmek bir kadına haksızlık etmek demektir. Bir kadını sevmek kadınlara haksızlık etmek demektir.
Boşuna yorulma gönül, sadece sevmek yetmiyor.
Bazen dayanmaktır sevmek hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek. Bazen yaşamaktır sevmek soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek. Bazen ağırdır sevmek sevdiğine layık olabilmek. Ve bazen hayattır sevmek birini çok uzaktayken bile yüreğinde.
Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza; taş kalpleri taç yaptık diye başımıza.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor sonra ağlıyor akşamları küsüyor geceleri çok seviyorum.
Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.
Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa, özleyeceksin!
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?
Mutlu edemeyeceksen meşgul de etmeyeceksin.
Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.
Makyajı akıyor farkının; herkesleşiyorsun…
Yaşamak ilkin sevgi ile sevmek ile başlar doğumla doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter ölümle ölmekle değil…
Ölebilirim bu genç yaşımda en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda sevgilim seni bir akşamüstü düşündürebilirim.
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
“Geleceğim bekle” dedi. Ben beklemedim. O da gelmedi. Ölüm gibi bir şeydi. Ama kimse ölmedi.
Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.
Bekle dedi gitti; ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.
Dost gerçekleri. Düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.
Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben. Bir yere gidiyorum, delicesine. Aklımda sen.
Yalnızlık paylaşılmaz paylaşılsaydı yalnızlık olmazdı.
Beni bundan böyle beklese beklese hüzün bekler çağırsa çağırsa hüzün.
Seni, sensiz de sevebiliyorum.
Dün yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı, bugün dindi. Ağlayacaktı. Kim anlayacaktı.
Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Beni seni beklerken ölmem ki. Beklersem.
Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı; ben ölürdüm.
Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz gerçekten öyle oldu önce siz bittiniz.
Bir anda her şeyden vazgeçip gitmek kolaydır nasılsa ama marifet değil. Aşk gitmekten vazgeçip sevmektir aslında.
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez…
Ağzında yalan varken konuşma!
Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden.
Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan.
İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.
Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.
Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.
Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.
Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.
Çok ayrılık içtim ben kalbim güzel hani.