Reşat Nuri Güntekin Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Reşat Nuri Güntekin Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Reşat Nuri Güntekin Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Çok sevmek yetmez mühim olan güzel sevmek.
Üşümek mi? İnsanın içinde güneş yanarken üşümek mi?
Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa kendisi kim bilir neydi?
Evet, bu uçsuz bucaksız yolda ne kadar ilerlerseniz dönüp dolaşıp hep aynı yere varacaksınız.
Bir zehri insan, bir kere yutmalı ya ölür ya kurtulur.
Yara sıcakken acımaz, hemşireciğim. Hele bir kere soğumaya başlasın. Sen bak, seyret o kızcağız nasıl yanıp yakılacak?
Dünyada, bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir şey olmuyor.
Fakat yüreğimdeki gizli yaralar vücudumdakilerden çok daha derindi.
Hastalar gibi, mesut olanlara da geceler öyle uzun geliyor ki.
Ölüm öyle bir şey ki insanı en büyük düşmanlarıyla barıştırıyor.
Hiçbir kadın bu kadar derin bir duygu ve ihtiyaç ile sevilmemiş, aranmamış ve düşünülmemiştir.
Her şeye rağmen sen bir parça benimdin. Ben bütün ruhumla senin.
Sen yine de bir parça benimdin, ben bütün ruhumla senin.
Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.
Kolayca teselli edilecek dert insanı böyle ağlatmaz.
Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.
Derler ki; aşk, birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş.
Yürümeye başlamış fikirleri yollarından alıkoymak mümkün değildir.
Felaketi ağır ağır haber vermek testere ile adam kesmeye benzer.
Saadeti saklamak, derdi saklamaktan çok daha güç.
İnsan sevdiğinden uzak olursa onun sitemlerini bile hoş görür.
Çalışmak, bütün ruhuyla, kendini başkalarına vermek ne güzel şey!
En uzun, en çaresiz geceni düşün. Sabah olmadı mı?
Siz beni insanlıktan, saffetten, samimiyetten, sevdadan iğrendirdiniz.
Halis muhabbet kavgasız, gürültüsüz olmaz derler.
Yaşamak hakikaten doyulmayacak kadar tatlı bir şey.
İnsan birini sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir şey oluyor.
Galip insanlar için iyi ve merhametli olmak ne kolay ve şık bir jesttir.
İnsan için, her şeyi söylerler. Ne çıkar? Elverir ki, vicdanı temiz olsun.
Evet, insanın bir cenaze arkasında yürüdüğü zaman, dünya hırslarından en temizlendiği zamandır.
Hiçbir şey maziyi musiki parçaları kadar kuvvetle canlandırmıyor.
Düşmesini istemeyen, zamana ayak uydurmasını bilmeliydi.
Mektepteyken hayallerimiz olmayacak rüyalarla doludur. Sonra hayat birer birer onların icaplarına bakar.
Onun fikrinde insanlar, yalnız yaptıkları işten, düşündükleri şeyden değil, gördükleri rüyadan bile mesuldürler.
Ayrılık, kuvvetli aşkları büyütür, hasta olanları büsbütün öldürür.
Acımak bir süre sonra hissizleştiriyor insanı.
Artık kalbim öldü. Sevmeye kudretim kalmadı.
Saklamaya çalışma nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.
İnsan ancak kaybettiği yahut kaybetmek üzere olduğu şeyleri böyle birdenbire sevmeye başlar.
Sarı insanların hepsi vefasız oluyor, hepsi insanı başka türlü üzüyor.
Yalnızlık haddizatında insana güç gelen bir şeydir.
Ne bileyim, insan kalbi, öyle anlaşılmaz bir şey ki!
Bir hayale esir olan insanlar delilerin en büyükleridir.
Hokkabazın yumurtasında olduğu gibi, sözlerde de meseleler iç içedir.
Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır evlat.
İnsan ne kadar acı olursa olsun bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükûn ve tevekkül geliyor.
Zaten kafaları değiştirmeden idareyi değiştirmek öyle pek tamah edilecek bir netice vermiyor.
En eski tarihlerden beri din, daima zulme ve fesada alet olmuştur.