Sevgi Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Sevgi Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Sevgi Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.
Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.
Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.
Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?
Sımsıkı sarılalım, aramızdan rüzgâr bile geçmesin.
İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…
Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.
Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.
Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.
Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlâna
Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?
Aşk seven için sevinç, sevilen için gurur, sevip de ayrılan için ölüm demektir.
Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!
Sevebildiğin kadar sev, hayat kısa.
Gittin. Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.
Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma ya çok seversin bir kere ya da hiç sevmezsin.
Öğrendik ki: Her yarayı saran zaman değil, sevgidir.
Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun…
Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.
Eskiden karanlıktan korkar yağmurdan ürperirdim şimdi karanlıklar sırdaşım yağmurlar gözyaşım oldu.
Sevmek zor iş ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.
Bir insan âşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir. Ama anlayana işte…
Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.
Ve sen ağlama. Gözlerin fazlasıyla güzel ağlamak için.
Ve diyeceğim ki; Aşk güzel şey. Vaktinde ve doğru insanla geldiği sürece…
Kadehime lacivert bir akşam çöküyor gülüm. Zehrini akıtarak çöküyor. Kartana çeviriyor her saniyeyi. Üşüyorum. Üşüdükçe seni daha çok özlüyorum.
Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.
Allah yüreğimize yüreği ile gelenleri nasip etsin.
Aşk Hz. Zeyd’in gözlerindeydi, Hz. Bilal’in sesinde! Sümeyyenin parçalanan bedeninde, Ammar’ın yetim kalışındaydı! AŞK onun (s.a.v.) yolunu takip etmekti. Şimdi söyle `Aşık` mısın?
Eğer aşk karşılıklı olsaydı, tek taraflı aşkın en güzel aşk olduğunu inkâr ederdi.
Bir insanın bir insana verebileceği en ölümsüz hediye, sevgidir.
Çok müsaitti gözlerin sevilmeye, azıcık bakayım derken içine düştüm…
Belki de sonu nasıl bitecek diye korkmaktan sevmeyi unuttuk.
Evleniriz belki bir gün, belki çocuklarımız olur. Bana benzer şair olur, sana benzer şiir olur.
Halden ala halsizliğim sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra umurumda değil kimsesizliğim.
Senin gözbebeklerin var ya, kadın kadın gülen, insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Belki de aşk asla kullanılmamalıydı cümle içinde, zaten bir daha gönül koymak mı ortaya, tövbe.
Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.
Seni sen olduğun için değil, seni bende bulduğum için seviyorum.
Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.
Sesindeki huzuru kimse bilmesin. Kıskanırım.
Seviyorsan git ısır bence, köpek gibi sevdiğini o da anlasın.
Bir kadın aşka inanmıyorum derken, aslında tek bir şey söylemek istiyordur: Hadi beni aşka inandır.
Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi.
Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlâna
Sevmek için yürek, sürdürmek için emek gerek.
Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine?
Aşkın gözyaşları ıslatırken sevgilinin omzunu, neden bu kadar geç kaldığını sorar aşk meleği.
Gönlüme düştüğü günden beri o ateşi aşk bilirim. Lal olmuş dilime adını dolar. Beni sen, seni ben bilirim.
Sevmek çaydır sevilmek şeker biz çayı hep şekersiz içeriz.
Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir. Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.
Evvelimiz aşk, halimiz aşk, istikbalimiz aşk.
O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.
Bir yürek anca bir yürek ile takas edilir, yüreğini almadığıma, yüreğimi vermem.
Ben sana kızsam, kendime küserim.
Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.
Ey gece git o yâre söyle. Kokusuna sarılıp uyumak isteyen biri var.
Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.
Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryat eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.
Sen yeter ki çocukluk yap. Gönlümde salıncağın hazır…
Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.
Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?
Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.
Sen güldün. Ben bir yudum daha içtim çaydan. Yoksa nasıl açıklardım içimde ki bu sıcaklığı.
O yokken “hayır sevmiyorum, unuttum” deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.
Sevebilir misiniz? Karşılıksız, beklentisiz hesapsız çıkarız, özgür bırakarak. Sırf bir başkasının iyiliğini, mutluluğunu isteyerek…
Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.
Seviyorsan, bugün sor, bugün ara, Yarına kim öle, kim kala.
Eğer gökyüzü bir parça kâğıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi.
Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.
Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.
Aşk, sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe, insanlar da onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler.
Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır…
Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?
Sevmek ve sevilmek güneşi iki taraftan hissetmeye benzer.
Yerden yere vurmak yardan yâre tutulmak değildi aşk. Yer yerinden oynasa da Yâr’i yürekten oynatmamaktı aşk.
Kalbim; ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.
Bir dilek hakkım olsaydı, gittiğin her yer olabilmeyi dilerdim.
Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.
Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.
Bazen hiç ummadığınız birine âşık olabilirsiniz ama bu yaptığınız şeyi yanlış kılmaz. Herkes mutlu olmayı hak etmez mi?
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.
Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin, yüreğini taşırım dedim.
Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.
Sen beni sev, geri kalan her şeyi ben hallederim.
Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?
Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.
Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.
Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.
Aşk, yer yerinden oynasa da yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.
Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.
Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim hasretim bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim öfkem kinim sevincim umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.
Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.
Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa? Bilemezsin. Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın.
Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.
Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Özdemir Asaf
Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.
Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Aşk’a sınır koyamazsın ve âşık oldun mu kalbinin esirisin onun sürüklediği yerdesin; sana acı çektirse bile.
Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.
Sadece sev istemiyorum. Kıskan sahiplen istiyorum. Senin olduğumu benim olduğumu belli et istiyorum. Hissetmek istiyorum.
Bir şehir ol. Mesela İstanbul gibi. De ki; boğazım kuruyuncaya kadar seveceğim seni.
Herkesten kıskanacak kadar değil, herkesi kıskandıracak kadar sev.
Aşk ateşten bir parçadır; önce ruhunu aydınlatır, sonra bedenini ısıtır. Ama illaki yakar benliğini kavurur.
Sevgi insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.
Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.
Gerçek sevgi sabırdır, her şeye dayanır. Affeder, çabalar, gerektiğinde susar, kabullenir ama asla bitmez.
Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri.
Dilek tutman için yıldızların kayması mı gerekiyor illa ki? Gönlüm gönlüne kaydı yetmez mi?
Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana âşık olduğumu, ölsem söyleyemem.
Aşk ehli isen sitemin cahili olma. Şems
Bunca yalanın, bunca talanın, bunca riyanın arasında sen. Ne güzel duruyorsun ömrümün ortasında.
Beni hep yanlış anladın zaten sen. Geleceğim ol demiştim sana. Gel ecelim ol değil.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.
Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan dün gece özür diledim. Haklısınız dedim. Ne sevdiği belli ne sevmediği…
Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım diyenler. Güle başka isim versen değişik kokacak mı?
Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin. Şems Tebrizi
Kızdığında, küstüğünde bile seni düşünen bir sevenin olması ne güzeldir.