Sezai Karakoç Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Sezai Karakoç Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Sezai Karakoç Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Allaha teslim olan eşyayı teslim alır.
Ve son sözü hep alın yazısı söyler.
Anne ölünce çocuk bahçenin en yalnız köşesinde elinde bir siyah çubuk ağzında küçük bir leke.
İnsanlara gurur gelmesin, acizliklerini unutmasınlar diye Allah, ölümü yarattı. Bunu hiç unutmayarak, saatleri ve dakikaları, zamanı tam anlamıyla değerlendirmek: İşte bu dünyada bize düşen budur. Bundan ötesi bize ait değil.
Bütün şiirlerde söylediğim sensin. Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin.
Ahiret inancı, kitaplarda yazılı satırlar olmaktan öte geçmedikçe, dünya taparlık, madde tutsaklığı, yani, ruhun zindan karanlığına mahkumluğu sona ermeyecektir.
İnsan, kendini hakikate adadığı, ruhunu ona açtığı ölçüde insandır.
İnsanı putların köleliğinden kurtararak fıtratın medeniyetini kuran peygamberdir.
Anlaşılıyor ki, İslam aleminin kaderi, Türkiye’deki kördüğümün çözülmesine bağlı.
Adalet mülkün temelidir. Peki adaletin temeli nedir?
Senden ümidi kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.
Çağımızın üzerine çöken kâbus, materyalizm kabusudur.
Gerçek söylemeyince sanki yok.
İnancın yarısı utançtır. Her şeyi tam olsa da utancını yitirmiş bir medeniyet, sağlıksızdır.
Ancak, umut umutsuzluğun olduğu yerde başlar.
Hayat sade olmalı, ama yalın olmamalı.
Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı. Günlere geldim bunu bana öğretmediniz.
İçimde ölen öldü, kalan kaldı, ben aynı.
Müslümanların kendine dönüşmesi, başka bir kültüre dönüşmelerinden belki daha güç, ama tek kurtuluş umutları olacaktır.
Aşırı umut umutsuzluktur.
Yani sadece psikolojik müslümanlık, sadece sosyolojik müslümanlık veya sadece tarih içi müslümanlık yetmez. Her müslüman önce, kendi iç dünyasında müslüman olmalı, fakat ondan ayrılmaz bir şekilde toplum içinde ve toplum halinde de müslüman olmayı idrak etmeli. Ve nihayet bu psikolojik ve toplumsal muhtevaya mutlaka tarih şuurunu da eklemeli.
Arzulanan zenginlik, at kumaş ve ziyafet. Yetmez olur insana bir gün elbet. Kapitalizmin de komünizmin de özgürlük türküleri, sahte türkülerdir. Köleler için, zincire vurulmuş kürek mahkumları için uyutucu afyon nağmeleridir. Boş avuntular, göz boyayan, dikkat dağıtan esaret aranjmanları.
Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum.
Başarı, hayata tapmakta değil, hayatın hakkını vermektedir.
Seni öldürmeye gelen, sende hayat bulsun.
Hep suç bende değil Beni yakıp yıkan bir nazar vardır.
Baharı yaz uğruna tükettik ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna derken ömrü tükettik bir hiç uğruna.
Ben insanın ruh, ruhun da bir tapınak olduğuna inanıyorum.
Hayatı da şöyle yorumluyorum: hakikat savaşı ve karşı savaşlar, baş kaldırmalar.
Yüksel bir kere daha ey ahir zaman ezanı.
Yol uzun, uzak. Kalbimizden başka pusula da yok gövdemizin cebinde.
Allah korkusu, ruhu istila etmiş tutsaklığı vuran silah, onu ikiye bölen kılıçtır.
Göz seni görmeli ağız seni söylemeli, bütün deniz kıyılarında seni beklemeli.
Kendi elimizle cehenneme çevirdik kendi içimizi.
Muhayyile ve aklın Allah’ı sınırlandırıcı veya bir surete bağlayıcı zaafını bilirim ve onunla savaşırım. Ona direnirim. Allah’ı aklımla kavrama, çerçeveleme donkişotluğuna girişmem. O’na sınırsız olarak gönlümü açmaya çalışırım.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
Herkes gibi olmak, olmayacak bir şey. Herkes gibi olmak, olmamak gibi bir şey.
Ne mutlu meşalesi Kur’an olan bir ümmete!
Dünya kavgasına, dünya için ve dünya adına değil, Allah için katılma.
Ellerin yaz demekti Gözlerin yeşerirdi kalbimin baharında.
Hakikat, Adalet, Fazilet. İnat etmiyoruz, bunlarda ısrar ediyoruz.
Geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah ve bir gündüz, bir güneş vardır.
Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.
İlk insandan başlar hakikat tarihi, yani hakikatin bilinişi.
Diriliş; şeytanın topladığı ve uğursuzluk saçan her topluluğu dağıtma; Allah’ın ipine sımsıkı sarılan topluluğu kurma yolu, yöntemi, savaşı demektir.
Bir gün gelecek, yine Yüce İslâm Milleti, bilinçlenecektir. Nerelerden nerelere geldiğini öğrenecek ve bu onu uyandıracaktır.
Amentümüz, insanlığın ruhunu bir ruhul kudüs gibi diriltsin!
Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem.
Bütün şiirlerde söylediğim sensin. Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin.