Sonbahar İle İlgili Sözler
Dedim ya, Eylül ‘dü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimin.
Özlemek sonbahara benzer, insanlar özler ama içinden serin rüzgârlar eser.
Dışımız günlük güneşlik içimiz eylül eylül sonbahar.
Her sonbahar bir gözyaşı ile başlar.
Dikenin kalbime battığı bir sonbahar günüdür. Sen elini bulutların içinde gezdirirsin, bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler.
Sadeydi bu sonbahar sancısız bitti acılarım. Gözyaşı akıtmadım bu sonbahar. Dallarım kırıldı canım yandı ama ben alıştım artık ağlamadım bu sonbahar.
Bir çift yeşil göz yüzünden içimde bir sonbahar acıyor öyle acıyor ki acılar acısız kalıyor mevsimler üstüme devriliyor kışlar kışsız kalıyor. Necip Fazıl Kısakürek
Yine geldi sonbahar döküldü yapraklar, kalbim gibi yere.
Bahar doğmak, yaz olgunlaşmak, sonbahar ihtiyarlık, kış ise ölümdür, ölüm. Şair Meşru
Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç.
Serinlik her zaman insana sevmesini öğretir.
İçimde sonbahar, çevremde sonbahar. Hep birlik olmuşlar, sanki bizi ayırıyorlar.
Sana dökülen gözyaşlarını. Bir sonbahar kurumaz hiç kaldırımlar, belki anarsın. Hep nemli gözlerimi…
Bulutlar Milano’ya doğru gidiyorsa yağmur yağacaktır hazırlıklı olun Pisa’ya doğru gidiyorsa hava açacak demektir.
Ve neylersin mevsim sonbahar işte; yaprak nasıl düşerse, gözyaşı da öyle düşer bu mevsimde.
Her gönül insanı yemiştir, ömründe birkaç kez, Eylül ‘ün tokadını.
Bakmayın mevsimlerden sonbahar, aylardan kasım oluşuna. Benim kapım hep aralık.
Bu kaçıncı sonbahar aynı yazın ardından kaçıncı vazgeçiş bir sevda masalından. Bu kaçıncı sonbahar aynı yazın ardından kaçıncı savruluş yalnızlık rüzgarıyla bu kaçıncı sonbahar aynı yazın ardından kaçıncı vazgeçiş bir sevda masalından bu kaçıncı sonbahar aynı yazın ardından kaçıncı savruluş yalnızlık rüzgarıyla.
Suya attığın tükürüğün suyun üstünde yüzüyor ise hava güzel, batarsa yağmurlu olur.
Fani ömür biter, bir uzun sonbahar olur.
Huzur ve aşk istiyorsak, sonbaharda yeni limana yelken açmalıyız.
Belki bir sonbahar hatırlatır beni sana. Yapraklar koparken dalından bir bir o apansız kopuşumuzu hatırlarsın.
Yeni yapraklar çıkabilsin diye eski yaprakları temizler hüzün. Üzülme, sonbahar serttir ama sonu aydınlıktır.
Alır gider beni sarı rüzgârlarıyla sonbahar, gelir anılardan bir davet çocukluğum canlanır. Bir varmış bir yokmuş diye başlardı bütün masallar, hani nerde o masum ve daha bozulmamış rüyalar.
Eylül toparlandı gitti işte. Ekim filan da gider bu gidişle.
Seversem eğer sonbaharda severim, sevginin sıcaklığı en güzel o zamanda hissedilir.
Baharda havalar kuru giderse mahsul bol olur; son baharda da aynı havalar olursa mahsul olmaz.
Kül mavinin yanına sarı gelirse sonbahar, sen benim yanıma gelirsen kıyamet olur.
Sonbahar ile gelen neşe ve keyif insanlara huzur verir.
Nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının ışık içinde yüzüyor neresinden baksan gözlerin kamaşır oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar.
Soğuğun iliğimize işlemesi ile keyfimiz yerine gelir.
Sonbahar güneşi gibisin bahtı figan. Işıldıyorsun ama ısıtmıyorsun. Gösteriyorsun ama hissedilmiyorsun!
Aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan. Bahaneydi sonbahar.
Sonbaharda çiçeklerden bahsetmek iyi gelir. İnsanın içini ilkbaharmış gibi ümitle doldurur. Paulo Coelho
Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan? Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar.
Sonbaharda gelen rüzgarlar sevgiyi bize getirir.
Hayat, sonbahardaki çıtırdayan yapraklardan sonra yeniden başlar.
Ah burada olsan, çok güzel hala, İstanbul’da sonbahar…
Sonbahar ki acının değişmez dipnotudur. Sesinin solgun göğünde küçük bir yıldızla bir harfi tutuşturur.
Oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor usul usul, adım sonbahar.
Sonbahar rüzgârı bizi yeniliklere götürür.
Huzur ve mutluluğun saklandığı mevsimdir sonbahar.
Yaşam insanlara bir şeyler sunar, sonbahar ise sunulanlardan insanların faydalanmasını sağlar.
Sonbaharın diğer mevsimlerden daha fazla altını vardır.
Eylül bir ay değil, bir aylık ayrı bir mevsim.
Sonbahar her yaprağın çiçeğe dönüştüğü bir mevsimdir.
Derdi nedir bu sonbaharın neden soldurur gülleri nerden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri.
Yusuf’un yüzüne esen sonbahar rüzgârlarıydı, onun sevgisi Allah sevgisiydi.
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi, Eylül diyorsun, tam da orada başlıyor ayrılık.
Hatıran sormaz nasıl halim? Her gece nöbet yazar. Görmedim ben başka mevsim, burada her gün sonbahar.
Yüreklere düşen sevgi ısıtır aslında, yaz yağmurların sonu ile insanlar keyfe ulaşır.
Ve bir sonbahar daha geçiyor ömrümüzden.
Bir ölüm vefalı, bir de sonbahar.
İlk önce güneyden gök gürültüsü gelirse, yaz sıcak olur; kuzeyden gelirse, soğuk olur; doğudan gelirse yağmur yağar.
Sonbahar yılın son sevgi dolu gülümsemesidir.
Onu neden sevdiğimi bir türlü anlamıyor. Ağzı temmuz sıcağı, bakışları sonbahar…