Yunus Emre Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Yunus Emre Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Yunus Emre Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi vardır.
Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme. Bir gönül yapamazsan, yıkıp viran eyleme.
Tehî görmen kimseyi hiç kimsene boş değil, eksiklik ile nazar erenlere hoş değil.
Bir avuç toprak biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim işte buyum ben.
Benlik davasını bırak, muhabbetten olma ırak, sevgi ile dolsun yürek, hoşgörülü olmaya bak…
Aşk ile yola çıkmaksa niyetin bela ile imtihan edilirsin. Zü’l Celali vel İkram. Önce kahır sonra ikram… Taptuk Emre
Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.
Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa erinirim, aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni.
Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?
Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri. İsteyene ver onları, bana seni gerek seni.
Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.
Her kim Kuran bilmedi sanki dünyaya gelmedi.
Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.
Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.
Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?
Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, yetmiş iki millet dahi elin, yüzün, yumaz değil.
Davet söz ile değil hal iledir. O hal ki kulağı sağıra da görünür, gözü köre de.
Beni bende demen bende değilem, bir ben vardır bende benden içeri.
Mansur’um, uş dâra geldim, Yusuf’um, pazara geldim Aslanım, şikâra geldim, velâkin yatağım orda.
Kalem eğri dilli mürekkep siyah yüzlü, kâğıt ikiyüzlü. Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım.
Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar.
Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.
Ya elim al kaldır beni. Ya vaslına erdir beni. Çok ağlattın güldür beni. Gel gör beni aşk neyledi.
Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül yahut diken. Ya hayattır yahut kefen. Nârın da hoş, nurun da hoş… Kahrın da hoş, lütfun da hoş.
Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.
Aşk aşıkı şir eder, aslanı zencir eder, katı taşı mum eder.
Ey Yunus Hakk’ı bilen söylemez hergiz yalan, ikilik ile gelen doğru yol bulmuş değil.
Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.
Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kâinat dinler.
Eğer hor eğer hürmet kişiye sözden gelir. Zehr ile pişen aşı yemeğe kim gelir.
Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.
Maharet güzeli görebilmektir. Sevmenin sırrına erebilmektir. Cihan alem herkes bilsin ki en büyük ibadet sevebilmektir.
Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.
Aldanma dünya malına zehir sunma balına düşüp dünya hayaline dalma gözüm bundan sonra.
Elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü, Yaratılmışı hoş gördük, Yaratandan ötürü.
Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.
Söze tarih yedi yüz yediydi, Yunus canı bu yolda fidîyidi.
Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.
Ya Rabbena hayreyle, Muhammed’e yâr eyle, Kabrimizi nur eyle, Kabre vardığım gece.
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.
Üzenlerin üzüldüğü vakit da gelir.
Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.