Ece Temelkuran Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Ece Temelkuran Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Ece Temelkuran Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Kurnazlığı zekâ zannedenlerin topraklarında nezaketiniz sizi aptal gösteriyor olabilir. Aldırmayalım.
Herkes gülerken durup bir an bütün arkadaşlara bakıp “işte yaşamak bu” demiştim, yüzünü dağdan gelen suyu tutmak gibi.
Bir acıda, bir sevinçte, bir kavgada, bir hikâyede erimek ister.
Öfke, yer yenilgiyle içimizde büyüyen cüzzamlı bir çocuk alara.
İnanacaksın dediklerinde, hücrelerimin endoplazmik retikulumuna kadar inandım.
Artık konuşmayanları, öylece durup cevap vermeyenleri. Vazgeçmişleri ve taşra kasabalarında hiç konuşmadan kitapların ve oyuncakların arkasında iki büklüm oturan eski solcu kırtasiyecileri.
Sakın, dedi kendine, korkma. Bir hafta önceydi, anlamıştı. İnsan çok yalnızken, bir tane daha kendinden doğuruyordu içinde, Korkma, desin diye.
Hayatı siz kuracaksınız. Nefesinizi üfleyeceksiniz. Hayat… Nefesinizin yettiği kadar.
Eğer ölümü anlamlandıran yaşadığımız sürece yaptıklarımızsa, pek şansım yok.
Acı, kendi kendine hikmet yumurtlamıyor.
Kendi gözümden düşersem, bir daha ayağa kalkamam.
Kafamın içinde çok şey var anne. Kitap okuyunca geçer sadece.
Bir insan bir insanda başka bir hayatın kapısını görünce âşık olur.
Ölümü böyle iç cebinde sevgilinin resmi gibi taşıyan memleketler cenazeleri niye hep hazırlıksız karşılarlar? Bu iğrenç desenli, pis battaniyeler.
Bir dua kırıntısı lütfet, benim kalbim ise senin için hep namazda.
Çünkü burada insanlar bir yanlışlık gibi ölüveriyor. Sen bir yanlışlık olamayacak kadar güzelsin.
Fakat sonuna kadar kırsan da zebanileri, giden bir melek geri gelir mi?
Bana kalırsa, kendini de çok önemsiyorsun. Her yaşadığın zorluğu bu yüzden abartıyorsun. Sen merkezli bir dünyada elbette yalnız kalırsın.
Hayalinden daha eksik olma, beni utandırma. Gel.
Anlıyorum. Fakat sonuna kadar kırsan da zebanileri, giden bir melek geri gelir mi?
İnsanların yüzlerindeki izlerle ilgili soru sormazsanız nezaket gösterdiğinizi değil, yüzlerini görmediğinizi düşünürler.
Bu ülke merhametini lütfetmeden önce insana muhakkak diz çöktürür.
Evlilik tatlı hanımefendi, porselen takımlarının desenlerine adamın yüzünden daha çok gördüğün bir münasebettir. Benim ise şükür ki , her zaman porselen takımlarından daha heyecanlı şeyler oldu hayatımda. Çin porselenlerinden daha desenli adamlar!
Ne yaparsan yap sadece bir hikâye kalıyor geriye.
Bir şehrin açık hava çiçekçilerinin başına gece bekçilerinin dikilmesi , şehirde hala çiçek çalmayı düşünen insanların olduğunu gösterir.
İktidar, gücü zayıfladığı için şiddeti devreye koyar.
Bir harfle öldürebilir bir insan bir insanı.
Ağzımın sözcükleriyle konuşuyordum, kalbiminkiler boğularak siniyordu.
Acı mühim değil, umut yoruyor insanı.
Bütün aşklar budur. Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terk eder.
İnsan, her şeyi unutuyor da, en ihtiyacı olduğu zaman yanında olmayanı, aklını kaybetse unutmuyor.
Belki kafam patlayacak bir gün. Çünkü hiçbir şeyi unutmuyorum ben.
Dilini bilmediğin bir yerde ağlamak fenadır. Çünkü seni, senin dilinde susturacak kimse yoktur.
Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terk eder.
Anlasana, biz yokuz aslında. Yani ellerimiz hiçbir zaman temiz olmadı. Yok yere topuklu ayakkabılar giymeyi öğrendik, kitaplar okuduk ve dolma sarma dersine çalıştık. Psikoloji ve sosyoloji okuduk ve bol bol sustuk.
Her şeyi görebilecek kadar yakında, günü gelince çekip gidebilecek kadar uzakta durmayı iyi bilirim.
Amira, bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgarına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım. Yoksa ne kadar sevilsek tamir olmayız.
Tavşan boku gibi yaşamaktansa öl daha iyi!
Bir erkek bir kadından ne zaman uzak duracağını bilmeli.
Çünkü bir erkek, bir kadının nefesi kadar.
Nasıl kırıyorlar sonra bu kız çocuklarını? Nasıl kendilerine benzetiyorlar? Cinayet gibi.
Bazı anlamlar, bazı yaşları bekliyor, sanırım.
Anlayacaksınız ki hayat sizin nefesinizde. Başka hiçbir yerde, hiçbir şeyde değil. Hayatı siz kuracaksınız. Nefesinizi üfleyeceksiniz. Hayat; nefesinizin yettiği kadar.
Hiçbir şey beklemediğini söyleyenler en çok bekleyenlerdir aslında.
İnsan çok yalnızken, bir tane daha kendinden doğuruyordu içinde; korkma desin diye.
Herkes kendi günahını unutur; ama kimse alacağı intikamı unutmaz.
İhtiyarı da genci de ölüme aynı mesafede.
Başka kadınların çaresizliklerine öfkelenen kadınlar muhakkak kendi çaresizliklerine öfkeleniyordur.
Ölümü hatırlamaz insan, hayatı hatırlar.
Bakma sen söylediklerine, insan kendini feda etmek ister.
Benim ölüm ve acı üzerine şiirlerimi kim okumak isteyebilir ki? Ben, ne papatyaları anlatabiliyorum senin gibi, ne de devrimi, ben acıyla meşgulüm deniz. Anladın mı?
Başka türlü katlanamaz aslında kendine.
İsyankâr iyiliğim, kötülük gibi geliyor kulağa.