Edebi Sözler

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Edebi Sözler bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Edebi Sözler, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Küçük bir çocuğun yokuş aşağı koşması gibi seni düşünmek Biraz heyecan, biraz da düşecekmiş korkusu.
Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi, öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an. Bozmadım.
Bir dua gönder bana can evinden gizlice. Hâl olur, ferman olur, derdime derman olur.
Sarılmak için yürek gerekir, kollar sonraki iş.
Unutmayın, yaktığınız can kadar canınız yanacak ve üzdüğünüz kadar üzüleceksiniz.
Açık çay içerdi hep. Demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş. Öyle derdi.
Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?
Çok kişi bir başka türlü kendine yalan. Çok kişi bir başka yalan, kendi türünde. Kiminin kültürü yoksunanlardan. Kimi de ahlaktan yoksun, kültüründe.
Uykumun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben Bir yere gidiyorum delice. Aklımda sen.
En az benimki kadar annemin de ahı tutar sana. Burnumdan getirdiğin süt, onun sonuçta!
Bilirsin, sigarayı da kalem tuttuğum gibi tutarım. Ondan tüter sevda sözleri.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür; sen hem bir hastalık, hem de sağlık gibisin.
Beni anlamalısın. Çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mı aşk?
İyi insan lafın üstüne gelir” demişse eskiler ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demek ki iyi bir insan değilsin.
Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kiminin kalbi, kiminin ruhu, kiminin bir beyni yok.
Mahşerde en yakınımızı bile tanıyamayacağımız söylenir ya hep, benim gönül gözüm seni bir yerden ısıracak mutlaka. Adım gibi, adın gibi biliyorum bunu!
Sevmek bu kadar güzelse, kim bilir sevmeyi yaratan ne kadar güzeldir.
Can Yücel’e sormuşlar; “Neden hep baba sevgisiyle ilgili şiir yazıyorsunuz?” Can Yücel cevaplamış: Anne sevgisini anlatacak kadar şair olamadım.
Âdem ile Havva üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için. Birincisi kelimeler, ikincisi aşk, üçüncüsü annelik duygusu. Kelimeleri Âdem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva’ya kaldı. Ama aşk çok ağırdı…
Yanmak var yanmak var, odun yanınca kül olur adam yanınca kul olur.
Bazı şeyler İstemsiz olur. Öksürmek gibi, hapşırmak gibi, esnemek gibi; ya da ne bileyim, özlemek gibi.
Yine de beddua edemem sana; Allah ne mutluluğun varsa versin!
Uçamazsan koş, koşamazsan yürü, yürüyemezsen sürün. Ama naparsan yap ilerlemek zorundasın.
Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini hesaplayın.
Ne zaman bu şehirden kaçıp gitme isteği gelse, bir köşeye oturup geçmesini bekliyorum. Gidersem dönmem çünkü biliyorum.
Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek. Bir incecik dal gibi üzerime eğilsen titreyerek.
Madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine! Dönüp dolaşıp değmesinler gözlerime.
Kadınlar duyduklarına, erkekler gördüklerine âşık olurlar. O yüzden kadınlar makyaj yapar, erkekler yalan söyler.
Sükût eyle ey kalbim, kalmadı artık söylenecek kelam. Aşktan anlamayana yar olacağıma, yalnız kalırım vesselam.
Bir hoşça kala sığdırdı beni, yere göğe sığdıramadığım.
Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.
Alnım da açıktı, yüzüm de aktı, kimseye verecek hesabım yoktu, günah kervanımı pazara çekti, yükümde ne varsa, hepsini saydı; ah şu şairliğim olmaz olaydı!
Gel be, gel işte. Küfrüm tövbeme karışsın, aklım fikrime. Öyle bir gel ki bana, nefes nefese.
Baharda kışı, kışın da baharı özler insan. Ne uzaksa onu özler. Kavuşmak şart mı? Boş ver! Bazı şeyler yokken güzel.
Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen hayat her şeye bedeldir.
Sesini değil sözünü yükselt! Yağmurlardır büyüten zambakları, gök gürültüleri değil.
Bir daha beni sevdiğini söyleme! Neden biliyor musun? Çünkü yine inanırım.
Ben senin mutluluğunu istiyorum dedi ve dediğini de yaptı… Aldı gitti.
Çocuk olsam yeniden. Bir tek düştüğüm için acısa içim ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece.
İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.
Kalbin kırılabilir ya da dünyanın en güzel aşkını yaşayabilirsin. Ama denemediğin sürece asla bilemeyeceksin.
Bazen insan kendi zamanını yaratır sadece saatin yelkovanında mutlu kalabilmek için, durdu sanırız aslında o arada zaman ancak bu avutur bizi değil mi yaşanan onca şeyden sonra.
Hayatın 4 işlemi vardır: Başarı, insanı toplar. Başarısızlık eksiltir. Aşk çarpar. Ayrılık böler. Geriye sadece sen kalırsın…
Kalp dediğin atıyor zaten, marifet ritmi değiştirebilende.
Diğerlerine benzemiyor yokluğun Diğerlerine benzemiyor ayrılığın… Niye benzesin ki? Hepsinden çok sevilmedin mi?
Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer. Ve bilirsin, o nehir asla durmaz.
Güvenemiyorum insanlara, dil başka olmuş yürek başka. Görünmüyor asıl çehre. Artık o kadar sık değiştiriliyor ki, maskeler bile sahte.
Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk! Sen büyü hele, bak ne oyunlar oynayacaklar seninle…
Kitap okumanın tadını bilenler bilir ki, okumak deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susarsınız, susadıkça içersiniz.
Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun; tadını kaçıranı, hayatından çıkar!
Eski hayatıma dönmeye niyetim yok diyor Marla. Kendimi iyi hissetmek için bir cenaze evinde çalışıyordum, sırf nefes alıp vermekte oluşuma sevinmek için.
Eğer bir gün çok büyük bir derdin olursa; Rabbine dönüp büyük bir derdim var deme. Derdine dönüp büyük bir Rabbim var de.
Benimle yarına gelecek olsaydın; seni dünde bırakmazdım!
Özüne, sözüne kurban olduğum yoluna, izine yüzüm sürdüğüm gündüz düşlediğim, gece gördüğüm yollar uzak, mevsim soğuk, hava kar yüz yüze gelmeden ölmek de mi var.
Bilmiyorum ne vardı saçlarında. Rüzgâr mı delice eserdi, gözlerim mi öyle görürdü yoksa. Saçlarını her hali hoşuma giderdi.
Gece yağan yağmur gibi sev. Ne sessiz ne de kirli. Olacaksa gönül birlikte olsun. Hem senli hem benli!
Olduğun yerde mutlu değilsen eğer, güzel bir cümle kur ve içinde yaşa!
Her kahkahanda Allah’a teşekkür etmiyorsan, neden her ağladığında O’na kızıyorsun?
Kalp sevmekten yorulmaz, sevene sebep sorulmaz.
Dışarıya kar, yüreğime hasret, fikrime sen. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden; bir bilsen.