Sevgiliye Sevilene En Güzel Kısa Uzun Aşk Sözleri
Sadece bir kere gözlerine bakmak bu kadar etkiler mi.
Ben sana gönlümü açtım. İçimdeki kuşlar dünyaya uçtu.
Seninle karşılaşmam hayatımın en büyük hatasıydı ve sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için helal ediyorum hakkımı!
Senin alev gözlerin eritse şu ruhumu buz olur kesilirim yanarken içim. Sesin bir uçurum çağırırsa beni kus olur uçarım yanarken içim. Sevdan bir ateş oldu bende gönlüm bir deli coştu sende.
Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana.
Birini sevmek için nedenin yoksa onu gerçekten seviyorsundur.
Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ne acı.
Ey canımın sahibi yar! Sen benimle olduktan sonra; kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlâna
Kursak diye bir yer var. Heveslerim, hayallerim, sevdiklerim, dostluklarım. Hepsi orada.
Ben özgürlüğüne düşkün bir insanım ama kapatırsan beni sol göğsünün kafesine sesimi bile çıkarmayacağım.
İlk değilsen bile son aşkım olup kal, senden öncesini yaşamadım sayarım, böyle bir aşka ömür vermeye değer, dillenir de nazara gelir diye korkarım.
Başkalarına olduğundan fazla değer verme. Ya onu kaybedersin ya kendini mahvedersin.
Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken.
Sesin diyorum, en güzel ağrı kesici!
Senin, çelme taktığın yerden başlıyorum hayata. Varsın yara bere içinde olsun dizlerim, yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.
Başıma bela olduğun günden beri hep söylerim, Allah belamı versin!
Bu sabah mavi bulutları avucuna mutlulukları gönlüne ve sevgimi usulca kalbine bırakıyorum.
Ömrün olmak istiyorum seninle başlayıp seninle biten.
Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.
Havam bozulmaya başladı yine, gözlerim de dolmaya. Sanırım içimde bir yerlere sen yağdı gece gece.
İnsan yüreğinin inkâr etmediği yere aittir.
Aklım sende kalacak. Sev, koru, misafir et.
Bazen diyorum ki kendime. Ne çok değer vermişim değersizlere.
Sar beni ben sana kendimi feda etmişim sev beni. Bu canı uğruna heba etmişim sevgilim her şeyim. Gönlüme taht kuran dilberim.
Yabancı bir şarkı gibiyim, dinleyenim çok anlayanım az.
Allah yol vermiş, yordam vermiş, iz vermiş. Niye gelmiyorsun?
Eğer aşk yalansa acısı neden bu kadar gerçek.
Saçının bir teline dünyalar feda olsun kalbin hep benimle dolu olsun.
Benim şiirlerim çay kokar, düşlerim sade sen. Demlikte nefesin, bardakta gamzen.
Nesine yar nesine, ölürüm ben sesine, bir daha vursa idi nefesim nefesine. Canım sese mi geldin, kadem basa mı geldin, sağ olsam gelmez idin, öldüm yasa mı geldin? Saçın yüzüne perde, yüreğim düştü derde, ayaküstü duramam, seni gördüğüm yerde?
Seni sevmek yanlışlık ise asla doğru olmak istemiyorum.
Birinin gözyaşlarına sebebiyet vermişsen oturup sende ağlamalısın bunun vebalinin yükünü nasıl ödeyeceğine!
Seni sonbahar rüzgârlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum.
Ne kazandığını bilmiyorum ama umarım beni kaybettiğine değmiştir.
Öyle sevdim ki seni, kime anlattıysam yerinde olmak istedi.
Biliyor musun sevgili benden sonra benim gibi kimse bakamayacak gözlerine kimse tutamayacak ellerini benim gibi ve belki kalbi çarpmayacak bütün askıyla.
Bakmayın öyle tabii ki de ağlamıyorum, giden sevgilinin ardından su döküyorum.
Ben geceleri başlarım hayata. Gündüzleri hayalini geceleri geçirdiğimiz günleri hatırlarım Aşkım.
Uykusuz gecelerimde gözyaşlarımla yazdım adını kalbime, güneşsiz günlerimde kanımla suladım resimlerimizi, yeniden gelirsin diye!
Dokunamayacak kadar uzak olsan da sevebileceğim kadar yakınsın bana.
Ben, istemem öyle iki günlük sevgili yüreğin varsa, bir ömür sev beni.
Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.
Her gün yüzlerce hayal kurarsın ve hiçbiri gerçek olmaz; ama bir gün bir gerçek yaşarsın hiçbir hayale sığmaz.
Gözlerin bu denli kandırabilirken kalbimi söylesene inanarak en büyük günahı ben mi işledim?
Olur da bir gün özlersen başlatma gururuna; çık gel
Ya bir gün karşı karşıya geldiğimizde, birbirimize düşman gibi değil de pişman gibi bakarsak.
Bir gün bir çılgınlık edip seni sevdiğimi söylesem, alay edip güler misin? Yoksa sen de sever misin? Soranlara unuttum diyorum, adı neydi hatırlamıyorum, ben artık sevmiyorum, ama öyle demiyor içim, susmuyor susmuyor kalbim, hala deli divaneyim.
Aslında suçum yok inanın bana hâkim bey, ben de yakmak istemezdim bu şehri, ama ne yapayım, üşümüş sevdiğimin elleri.
Güneşte demlerim senin çayını, yüreğimden süzer öyle veririm.
Bir ömür boyu seni sevmeye niyetliyim desem; Allah kabul etsin der misin? Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili.
Bazen, gözlerinin tanımadığını yüreğin tanır. Histen köprüler kurarsın, mesafeler utanır.
Gelse affetmem diyorsun ama adını duyunca gözlerin doluyor be oğlum.
Sevgilim özlemin beynimi uyuşturuyor, ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor.
Gel birbirimize hayat olalım. Ayrılırsak hayatını kaybetti desinler.
Ben hiç pazarlık etmedim duygularım için, hele de sana ithaf olunanlar için. Yüreğim yettiğince sevdim, yetmeyecekse yaklaşmadım bile.
Sefaletimin nedeni yoksulluk değil, yoksunluk.
Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin, bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin. Ne çok sevmiştim seni ne çok hatırlar mısın? Bir bahar seli gibi dalımdan akıp geçtin.
Kalbime saray inşa etmeye çalışman çok güzel bir davranış. Ama keşke temeli atıp, derince kazdıktan sonra bırakıp gitmeseydin.
Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı. Bir aşka gönül veren, o aşkın kapısında yatmalı.
Aşk davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki! Mevlâna
Yağmurun en güzel tarafı bu: herkes aynı derecede ıslanırken, ağlayanın gözyaşı belli olmuyor!
Benim sevgim kocaman bir okyanus olsa ne fayda. Sen yüzmeyi değil üzmeyi bildikten sonra.
Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım.
Öperken kokusunu içine çektiysen, özlerken burnun direği sızlar!
Ne güzel bir yalansın sen, hep inandığım.
Bizde zikir sessiz çekilir. Sen yeter ki içinden de olsa bir seni seviyorum de benim kulaklarım çınlasın kâfi.
Senin sevdiklerinin yanına beni de koyar mısın? Onlarla bir beni de anar mısın?
Bir kalp çizdim bedenime sadece adın yazılı yalnız bedenimde.
Bir tiyatro sahnesi seni sevmek izlerken her an heyecanlanmak oyuncuları biziz bu sahnenin unutma son perde hiç olmayacak.
Ben sadece kışın karpuzu, yazın portakalı özlerdim. Şimdi bir de sen çıktın başıma.
Hadi git gidebildiğin kadar uzaklara, hadi at atabildiğin en güzel yalanı bana, nefretim bulacak seni sonunda
Koy başını dizimin üstüne, sen rüyalarına dal, ben cennet güzelliğine.
Dışarıya yağmur. Yüreğime hasret. Fikrime sen. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.
Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.
Susmak kabullenmek değil cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa uzun yorgunlukları vardır.
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa. Ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
Biliyorsun ben hangi şehirdeysem, yalnızlığın başkenti orası.
İdam sehpasında ki mahkûm ne kadar yaşamayı seviyorsa, Bende seni o kadar çok seviyorum.
Görücü usulü bir aşk istiyorum. Gördükçe göresim gelsin, görmeyince ölesim.
Duygular asla eceliyle ölmez, mutlaka bir katili vardır.
Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir artık gelsen de bir gelmesen de bir!
Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirsen, ilk vazgeçtiği insan sen olursun.
İnsan gerçekten tamamen unutamıyor eskiyi. Mutlaka taşıyorsun yanında ona dair bir şeyi. Aklında adını, kıçında yediğin tekmeyi!
Hayallerimle birlikte yaşıyorum seni, sensiz bıraktın beni mutlu ol şimdi vefasız sevgili.
Sana verebileceğim beyaz sayfalarım yok! Her yanımı seninle karaladım ben.
Nedir sende ki bu sessizlik, yoksa çok mu koydu bensizlik.
Saçlarından ödünç ver. Dört bahar geçti. Çiçek kokusu öpmedim. Çok oldu mutluluktan vazgeçeli. Gülüşünden ver ömrümden al.
Vazgeçilmezimdin bilirdim. Yokluğunda sen komasına girerdi bedenim.
Öyle bir yar sev ki evladım; elinde su tasıyla iftarı bekleyen oruçlu gibi seni beklesin.
Belki kurduğumuz hayaller biter diye düşlerde bir sen biriktirdim yüreğime.
Ve bazen unutmak için uyumak gerekir, rüyaları hesaba katmadan.
Çocukken hiç oyuncağın olmadı mı senin? Neden bu kadar çok oynuyorsun hayallerimle?
Evet aklımda hala o var imkânsız olduğunu bile bile
Gelmeyeceğini bile bile beklemek saflık değil, aşktır.
Öyle bir çık ki karşıma her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.
Seni sevmek; olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni, beklemek gibi.