Cahit Sıtkı Tarancı Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Cahit Sıtkı Tarancı Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Cahit Sıtkı Tarancı Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Aşık dediğin Mecnun misali kör.
Ve birdenbire yürekler, aynı acıyla yanıp, hepsinin gözleri yaşaracak. Öldüğümü hatırlayacak.
Memleket isterim ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; kış günü herkesin evi barkı olsun.
Bir kere misafire çıkmış adın; istesen de istemesen de gideceksin.
Yaş otuz beş yolun yarısı.
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede, hatırla ki mahşer günüdür. Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Elimde Türkçe gibi güzel bir silahım var.
Kuruyan sular gibi zamanı da kaybettik.
Ne belli yerim var, ne de sevdiğim biri sürünüp gidiyorum.
Evet hatırladım küçük basit şeyler yetiyor kederlenmeye ya da mutluluğa?
Acısı acımdan derin. Tutsam ellerinden, üşür ellerin!
Hayata beraber başladığımız, dostlarla da yollar ayrıldı bir bir. Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Memleket isterim ne başta dert ne gönülde hasret olsun; kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Gönül tanrısına der ki, her mihnet kabulüm, yeter ki gün eksilmesin penceremden.
Sesin öyle güzel ki, duymak isterdim öldükten sonra bile.
Bir kardeş teselli verir bana aynalar. Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde.
Desem ki, inan bana sevgilim inan, evimde şenliksin, bahçemde bahar ve soframda en eski şarap.
Memleket isterim yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; olursa bir şikâyet ölümden olsun.
Bilmek yanmakmış büsbütün.
Desem ki sen benim için, hava kadar lazım, ekmek kadar mübarek, su gibi aziz bir şeysin. Nimettensin, nimettensin.
Öyle eksildik ki yaşarken, bize dokunan her şeyi eksiltiyoruz. Yalnızlığımla çoğalıp, kalabalıklığımızla eksiliyoruz. Ve öylesine kalabalık ki yanlılığımız ne yana dönsek kendimize çarpıyoruz.
Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
İstemem o dehşet gün gelip çatsın. Bana kimseler anam kadar yansın.
Neden sonra farkına varıyorsun, etrafındaki korkunç ıssızlığın; yar olsun dost olsun ne arıyorsun, adresi belli mi vefasızlığın.
Olur biter, geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var. Olup bitmeyen, geçip gitmeyen.