Edip Cansever Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Edip Cansever Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Edip Cansever Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Her yalnızlık bir ihtilaldir.
Başka değil yokluğu görmek için. Kirli ağustos! Göz kapaklarımı da yaktım sonunda.
Sanırım hiçbir şeyin öyle pek tamamlanmadığı. Bir çağda yaşıyordum. Ve bütün eksik kalmaların… Sessiz ve ünü olmayan bir tanığıydım ben.
Yaşamım bir şarkıcının iç çekme anıdır beş mevsim yaşarım yılda.
Niye olmalı öyleyse. Aşk mutlu bir sürgünlükse…
Sınırsız bir uykusuzluktur böyle. Her yolculuğum benim. Koşuşan geyiklerle dopdolu ve uçan balıklarla…
Kimsenin öldüğü yok yaşadığı da herkes biraz var o kadar.
Ben yorgunum anlamaktan bir duvar bir tebeşir gibi yazmaktan yazılmaktan.
Bırakmak bırakılmak demeyelim. Durmadan yer değiştiriyor anlamlar da. Ben ki bir boşluk kadar büyümüşüm bu yüzden. Sanki kış aylarında bir uçurumda…
Bir canavar gibi düşünün isterseniz herkes kendi düşündüğüyle kalacak.
Doğasın sen doğasın yarat beni yeniden. Ey yalnızlığımı kuşatan yalnızlık…
Sevmelerin ustasıyız güzel şaşkınlıkların. Önce yüreklerimizi alıştırmışız buna sonra kafalarımızı. Ki bu yüzden içimiz hiçbir zaman yoksul değil Yoksul olmadı.
Oysa hep yanımdasın seninle her şey yanımda. Kırıp dökük de olsa yanımda. Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda. O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan. Erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun…
Uyurken uyandırılmış gibi Beni bir sardunya büyüttü belki.
Sana her zaman söylüyorum senin yüzünde gülmek var. Bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa. Bir çiçek geliyorsun yer altı çevresinden. Bir kartal gidiyorsun çıplağın ayaklarla.
Sedef kakmalı bir tramvay geçiyor yakınımızdan. İnce bir org sesini sürükleyerek… Benekli bir örtü çekiyor üstüne dünya. Hepimiz kayboluyoruz.
Ben sanki bir gazetenin hiç okunmayan yerlerindeyim.
Uzanır kırlara doğru Yalnızlığı olan. Bu saatte sessizlik acıdır gelecektir parka yalnızlığı duyan.
Kimse görmüyor bizi. Göremezler ki. Uçup uçup konuyoruz yerlerimize. Bir konfeti demetinden kopmuş gibi. Düşlerimizden saçılmış gibi.
Bir bakın uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim.
Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi. Biz eskiden seninle İstasyonları dolaşırdık bir bir.
Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan.
Hava soğudu Kasım’ın son günleri. Kar yağacak bembeyaz olacak unutulmuşluğum.
Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa. Saatlendiriyoruz günü. Bölüyoruz dakikalara.
Bir sokakta bir aşağı bir yukarı… Saatlerce dolaşanların hemen hemen bildiği… Amansız bir güceniğim.
Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana.
Ama biz dağınık kaldık. Sevgimizle sevgisizliğimizle. Mutluluğumuzla mutsuzluğumuzla. Özlemlerimizle yitikliğimizle. Her neyse her neyse…
Çıkmazlarda üst üste birikmiş ufuklar kadar derindim.
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk hiçbir yere gitmiyor.
Bugün de başlamayı unutuyoruz. Herkes birbirine bakıyor. Bulan bulana kendini.
İçime siner mahallenin kokusu. Gökyüzü karışıksa kuşların işi… Ya içim içime sığmıyorsa Ne denir kötüdür insanların gidişi.
Susmanın su kenarındayız bugün. Ne kadar sevgiyle konuşsak… Korkuyoruz göz göze gelince.
Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum Yeniden doğmak için çıkardığım yangından.
Ah şu yağmurlar durmasa ya ne güzel ıslanıyor ilkyaz ne güzel ne güzel ne güzel denize zorla sokulmuş ağlamaklı bir çocuk gibi.
Gitsem de her yerde biraz vardır. Hatırda zamansız bir plak… Bir otel kapısı biraz istasyon… Vardır o seninle birlikte olmak. Buluşur çok uzaktan ellerimiz. Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde. Oysaki seninle güzel olmak var.
Güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak. Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir.