Whatsapp Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Whatsapp Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Whatsapp Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.
Sabaha kadar yolu var.
Kader satılmıyor ki iyisini alalım.
Öyle sessizce öldüm ki defalarca, hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum.
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.
Ve bazen de; seninle konuşmak iyi geldi, diyebileceğin birisi olmalı.
Baktın olmuyor, daha çok bak.
Müzik ruhun gıdasıdır. Karnınızı doyurun gençler.
Dal rüzgârı affeder ama kırılmıştır bir kere.
Ağlama sevgilim ıslanıyorum.
Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.
Allah’ım sen bana doğru yolu göster, o mal beni bulamaz.
Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefona akıllı olsa bile işe yaramıyor.
Her tercih bir vazgeçiştir.
Şarap olayım, şerefe kaldır beni.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Beş kuruşluk insanların milyonluk tavırlarına hastayım.
Lafın bile gelişi var, sen hala neredesin?
İyi ki egoları kadar yer kaplamıyor insanlar.
Dünyanın en komik durumu…
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Bugün yine en çok satanlar listesinde insanlar var.
Buraya yazmak da moda oldu.
İnsanı iki şey ayakta tutar; biri sol diğeri sağ ayak.
Alışmak zaman alıyor; zamansa her şeyi…
Öp beni, bu bütün soruların cevabı olur.
Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Aferin kirpik, gözüme girdin!
Şirinleri mavi sanırdım görmeden önce seni…
Erkekler ikiye ayrılır maç yaparlar.
Serçe gibisin kardeşim.
Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.
Sana nasıl davrandığımı sorgulama. Hepsinin mimarı sensin.
Velev ki konuştuk?
Atom fiziğine de profesörlüğü de lanet olsun.
Askerdeyim. Sen de gel.
Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm.
Olduğu kadar, olmadığı kader…
Ehemmiyetsizleştirmemeliyim diyorum bazen. Lakin.
Kim vurduya gittim, birazdan dönücem.
Sen çevrimiçi, ben çevrimiçi…
Durum murum yok.
Hep kazanıyorsun, ey çözümsüzlük.
Saçım şekil, önümden çekil.
Mutlak değer içindeki X gibiyim.
Sen online ben online, konuşsana layn.
Ne haliniz varsa gülün.
Şunu unutma fazla fedakârlık, fazla vefasızlık getirir.
Olgunlaşmak hiçbir şeye şaşırmamaktır.
Biz kaybettiklerimiziz.
Son laf bükücü…
Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel kuma boğul!
Haydi Söyle!
Sanmıyorum ama iyi geceler.
Ben aşk nedir bilmem. Eski kafalıyım. Bir seni bilirim, bir de adın geçince sıkışan kalbimi…
Just Sleeping
Hayal kırıklıklarını hiçbir alçı tutmuyor.
Sen ağlama, akar makyajın.
Muhabbet ağına giriş için dokunun.
Ben sana kendine gel diyorum. Bana gel demiyorum.
Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.
Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?
“Gitmek” sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…
Bonibon, bonibon çantada cepte bonibon.
Sen güzel ve zeki bir kadın istersin ama arkanı anan toplar.
Bu enerji devamlıdır…
Çiçek versem, kanar mısın?
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.
Seni anlatabilmek susmaktan geçiyor bu aralar.
Korkaklıkta ar, ilerlemekte şeref var…
Gök kuşağım kirlendi renklerinle yıkar mısın?
Her türlü iyi niyet itina ile suiistimal edilir.
Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki silahsızsın.
Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.
Her şey senin için…
Hayatımızın en güzel yılları telefonu şarja takmakla geçip gidiyor.
Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı.
Bi tanısan sende çok söversin.
Mai kadar kalbimdeki yerin.
Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı.
Şimdi söyle hayatını düzene mi sokayım, seni üzene mi?
Buralar bir zamanlar hep tarlaydı.
Birini yenmek çok kolaydır, asıl olan birini kazanmaktır.
İnsan kör ise güneşin suçu nedir?
İnsanlık öldü, katili menfaat!
Bence şimdi sen de herkes gibisin.
Çalgıcı karısı Binnaz…
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar.
Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
Hakkıdır paraya tapan milletimin istismar.
Sözün bittiği yerde bekliyorum.
Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim.
Bizim şiir olduğumuz kalbe, kimse şair olamaz.
Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.
Kuşlar güzel, hayat uçuyor.
Na-müsait (Müsait değil)
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Truth, hurts.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Dokuz doğurdum yalnızlığında. Gel de sahip çık çocuklarına.
Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım.
Büyüdük ve kirlendi dünya…
Koyamadım hayatımı bir biçime, koyayım böyle hayatın içine.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
İlgi çekici bir durum…
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişiyor.
Sanırsın ki meclisteki tasarıya geç kaldı.
Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler.
Çünkü sen çölüme kar oldun.
Neden yazmıyorsun, canımın içi?
Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler…
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Enektarlar goltuğun altında galık, beni ara!
Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim, balık olurdum.
Tükürmekle söner mi hiç can yangını?
Türkiye güzel ülke de, çevresi kötü.
Uzaktan şöyle bir “sucuk” dersen olabilir.
Birinin seni hiç unutmamasını istiyorsan, ondan borç al.
Üzülme ne olur, bugünler dün olur.
Aşk iki kişiyle oynanır, iyi olan kaybeder.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Altar’ın oğlu Tarkan.
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
Unutamam ama çok iyi unutmuş numarası yaparım.
Varsayalım yokuz!
İyi mi böyle?
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Önceden altını çizdiklerimin şimdi üstünü çizmekle meşgulüm.
Haberim yokmuş gibi sev.
Oynamazsan kazanamazsın.
Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer”di.
Bende duran zaman sende nasıl geçiyor?
Âlem kaşar olmuş tost yapan yok.
Bir yalnızlık inşa ediyorum ki hiç sorma Mimar Sinan halt etmiş yanımda.
Ey akıllı telefonlu Türk Gençliği!
Ayrılık dayanılır gibi değil, değil mi?
Durumum yok, yazamıyorum.
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir.
Gazozuna hiç ilaç atan oldu mu?
Yine de…
Acele işe çünkü benim de çişim geldi.
Aşk, kalbi geleceğe örgütleyen siyasettir.
Yetersiz bakiye.
Yanaklarım varken canımı sıkman çok saçma.
Whatsapp tavuk durum (Ahh şu İngilizce karakterler.)
Kaleciyle karşı karşıya…
Tek olmak soğuktur, üşüme.
Çirkin ve beyinsiz…
Bir tek ben akıllıyım. Geriye kalan herkes geri zekâlı…
Aşk mı para mı? – “Aşk” olsun tabii ki de para.
Gidişine illa bir isim koyulacaksa Mal Kaybı diyelim.
Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda, ardımda bir yürek yükü rüzgâr. Ne zaman sevmeye koyulsam, doğrulup çoğaldı ayrılıklar…
Peşimden gelme ben de kayboldum.
Kolunu ısırıp saat yapıp bu saatten sonra benimsin diyesim var.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.