William Golding Sözleri

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız William Golding Sözleri bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu William Golding Sözleri, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Aslına bakarsanız içimde renksiz ve sıkıcı bir insan yatıyor. Akıllı olmaktan ziyade, iyi olmaya yatkınım ben.
Erkekler güzel kadınları severler ama kadınlar sevdiği erkekleri yakışıklı bulurlar.
Zihninin bir köşesinde titreşen bir anı vardı ve onu zihninde sorgulayabileceği bir noktaya taşıyamıyordu.
Sevdiklerinize zaman ayırın, yoksa zaman sizi sevdiklerinizden ayırır.
Yaşamak hiç bir şeye benzemez. Çünkü her şeyi içine alır. Destek almadan üretilen düşünceler için fazla incelikli.
Cahilliklerini bilmenin utancı içindeydiler ve bilgisizliklerini nasıl açıklayacaklarını da bilemiyorlardı.
Sevgilin geçmişini sormuyorsa; merak etmediğinde değil, sıranın kendi geçmişine geleceğini bilmesindendir.
Çabuk duygulanır, geç akıllanırım. Ben böyleyim işte.
Bir erkek seni mahvetmeye yemin ettiyse; merak etme, içer ve kendine eder; ama bir kadın yemin ettiyse kesinlikle mahveder.
Bir elinde gücü, diğerinde ihtişamı temsil eden kırbaç ve asa tutan, çifte taç la taçlandırılmış insanlar gördüm.
Ah evet, söylemek başka yapmak bambaşka bir şey.
Gerektiği gibi davranmazsanız, gelip sizi kurtaracaklarını ummaya ne hakkınız var.
Ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler.
Onlar adımlarını bana uyduran ve omzumun üzerinden beni izleyen gri yüzler.
Eğer bitmiş bir şey sana acı veriyorsa, duyduğun acı o şeyin kendisinden değil; verdiğin değerin ona değmemesidir.
Birçok insan bugün hayatta olmanın bedensel ve dünyevi zevklerini bilir ve yargılamaz. Bir tek ben yargılanması tamamlanmış olarak cennette olmamanın üzüntüsünü duydum.
Ne olduğumuzu biliyoruz ama ne olacağımızı bilemeyiz.
Bir yara izinin nasıl olup da ışıldayan bir yıldıza dönüşebildiğini anladım; uçuşan kor taneciklerinin mucizevi ve ulvi bir devinimle düşüşünü hissettim.
Bütün sistemleri bir dizi kullanışsız şapka gibi duvara astım. Hiç biri de bana uymuyor.
Kusurlarımızın bizi birbirimize işkence etmeye zorladığını görmüyor musun?
Her kadına sahip olmaya çalışan adam bir kadına hasret kalır; bir kadına sahip olan adam, her kadını kendine hayran bırakır.
Her şeyin bir doktoru vardır. Kafanızın içinin bile bir doktoru vardır.
Dünlerim benimle birlikte yürüyor.
Pazar meydanında, sayfalarının köşeleri katlanmış ve rengi soluk mora dönmüş kitapların şükranlarını sunarcasına dolup taştığı tezgahlar boyunca yürüdüm.
Bir kadın, erkeğin gölgesinde yaşamayacak kadar akıllı; ama o gölgede dinlenmeyi bilecek kadar duygulu olmalı.
Bıraktığın yerde olabilirim; ama bıraktığın gibi değilim.
En büyük düşünceler, en basit olanlarıdır.
Tarih insanların bir hiç hakkında yazdıkları bir hiçtir.
Umut doğuştan gelen karamsarlıkla mücadele içindeydi.
Bana göre biz o zamanlar cennette dolanan iki algı noktasıydık. Masumiyetimizin derecesini ise sadece tahmin edebilirim, yeniden tecrübe edemem.
Cesaret yoksa zafer de olmaz.
Kimse bana yaşamak isteyip istemediğimi sormadı. O halde bana kimse nasıl yaşamam gerektiğini söyleyemez.
Ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler; düzgün bir ilişki kurulamıyordu aralarında.
Birinden korkunca ondan nefret edersiniz ama boyuna da düşünüp durursunuz onu. Kendi kendinizi aldatırsınız; aslında kötü değildir dersiniz. Ama onu görünce, tıpkı nefes darlığına tutulmuş gibi olursunuz, soluk alamazsınız.