Whatsapp Yazıları

Aşağıda sizler için 2026 yılı itibarıyla hazırladığımız Whatsapp Yazıları bulunuyor. Bu özel içerik, kısa ve uzun seçeneklerle dolu olup, duygularınızı etkileyici bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacak. Güzel ve anlamlı sözler arıyorsanız, havalisozler.com.tr bulacağınız bu Whatsapp Yazıları, sosyal medyada paylaşım yaparak ilgi çekmenizi sağlayacak. Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz bu sözler, günlük mesajlarınızı daha özel kılacak.




Keşke bazı insanlar için ‘imalat hatası var, geri topluyoruz’ deseler.
Otopsi istiyorum hayallerime, kurduğum düşler eceliyle ölmüş olamazlar.
Gözlerimin rengi standart ama bakışlarım adamına göre değişiyor.
Yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de.
Mutlak değer içindeki X gibiyim.
Ve bazen de; seninle konuşmak iyi geldi, diyebileceğin birisi olmalı.
Her insan huzur verir, kimileri gelince kimileri gidince.
Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.
Gökyüzünde bir yıldız olsaydım ilk sana kayardım.
Sana nasıl davrandığımı sorgulama. Hepsinin mimarı sensin.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Peşimden gelme ben de kayboldum.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.
Şirinleri mavi sanırdım görmeden önce seni…
Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık onlar müsait bir yerde indiler…
Her tercih bir vazgeçiştir.
Sessizliği dinle, söyleyecek çok şeyi var.
Koyamadım hayatımı bir biçime, koyayım böyle hayatın içine.
Seni sevmek ibadetim ama sevemem cenabetim.
Oluruna bıraktım seni; olmazların bende kaldı.
Gök kuşağım kirlendi renklerinle yıkar mısın?
Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.
Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel kuma boğul!
Üzülme ne olur, bugünler dün olur.
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Sen bana gel desen ben kavimler göçüyüm.
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.
Âlem kaşar olmuş tost yapan yok.
“Gitmek” sadece bir eylemdir. “Unutmak” ise kocaman bir devrim…
Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi benim yolum “son durak” seninkisi “müsait bir yer”di.
Lafın bile gelişi var, sen hala neredesin?
Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ahım” yok sana.
Yanıltmasın seni melek bakışlar bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.
Şimdi söyle hayatını düzene mi sokayım, seni üzene mi?
Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.
Hadi simit satanı anladım, kestane satanı da. Peki ya dost satan, o da mı ekmek parası?
Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Olduğu kadar, olmadığı kader…
Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.
Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.
Her şey senin için…
Zaman bütün hayallerimize ağzımın payını verdi.